js_composer domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/customer/www/suleozmen.com/public_html/wp-includes/functions.php on line 6260faculty alan adı için çeviri yüklemesi çok erken tetiklendi. Bu genellikle eklenti veya temadaki bazı kodların çok erken çalıştığının bir göstergesidir. Çeviriler init eyleminde veya daha sonra yüklenmelidir. Ayrıntılı bilgi almak için lütfen WordPress hata ayıklama bölümüne bakın. (Bu ileti 6.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/customer/www/suleozmen.com/public_html/wp-includes/functions.php on line 6260The post Covid-19 sonrası e-ticaret nereye doğru gidiyor? (Mayıs 2020’de Platin dergisinde yayınlanmıştır) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>Online talep edilen ürünlerin özellikle bu dönemin yaşam tarzında ihtiyaç duyulan ürünler olduğu gözlenmekte. Salgın tehditi devam ettiği sürece fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanması, evde geçirilen sürenin artması, uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim sisteminin uygulanması, öncelikle tüketicilerin yaşam biçimlerinde değişiklik yarattı. Değişen yaşam biçimleri tüketicilerin ihtiyaçlarını ve bunları tedarik etme sürecini, kısacası alışveriş tutum ve davranışlarını etkiledi. Kişiler öncelikle hastalığa karşı korunma önlemi olduğuna inandıkları temizlik malzemelerine, dezenfektanlara, eldiven, maske ve bağışıklığı artıran vitamin ve takviye edici besinlere yöneldiler. Özellikle fiziksel mağazalarda tükendiğini fark ettiklerinde, online satış yapan sitelerden bu ihtiyaçlarını tedarik etmeye çalıştılar.
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi bu dönemde de geçerliliğini gösterdi. Temel ihtiyaç olan yeme içme ihtiyacını karşılamaya yönelik hızlı tüketim ürünlerinin online siparişleri artış gösterdi. Burada hangi kategorilerde online satışların arttığı veya daha önce tutar olarak az olduğu için hiç istatistiklere bile girmeyen ürün kategorilerinde online satışların yapıldığını tekrarlamaya gerek yok. Bu verilerin güvenilir kaynaklardan, haftalık günlük hatta saat bazında analizi gerekir. Bu kategorilerin hangileri olduğunu çeşitli araştırma şirketleri ve e-ticaret siteleri kendi sitelerinde ve basında kamuoyu ile sürekli paylaşmaktalar. Genel alışveriş trendinin yanı sıra e-ticaret sitesinde en az genel trend kadar önemli olan istatistikler kendi sitesine gelen trafik ve hangi kategorilerde satışların arttığı veya azaldığıdır. Bu analitikleri e-ticaret sitesi bizzat kendisi ölçümleyip analiz etmelidir. Bu noktada online mecraların birçok değişkene göre ölçülebilir olması ve ölçebildiğiniz zaman yönetilebilir olduğunu da hatırlamakta yarar var.
Dolayısıyla, online alışverişte e-ticaret şirketlerinin öncelikle dikkate alması gereken konu bu dönemde veya salgın sonrasında hatta her dönemde tüketicinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini öngörmesidir. Bu dönemde mevcut ve potansiyel tüketici gözünde fark yaratabilmek için, tüketicilerin tahmin edilebilir ihtiyaçlarının yanı sıra yaşam biçimlerindeki ve psikolojilerindeki değişikliğin getirdiği ve getireceği ihtiyaçları öngörme becerisi öne çıkmaktadır. İhtiyaçları öngörmek sadece buzdağının görünen kısmıdır. Tıpkı geleneksel ticarette olduğu gibi bunların tedarik edilmesi, depolanması ve doğru zamanda doğru tüketiciye iletilmesi ise planlanması gereken diğer önemli süreçler.
Fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanmasını tek başına ele alırsak, bu durum genel olarak tüm kategorilerdeki satışları farklı oranlarda etkileyecektir. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firma yöneticilerinin demeçlerinden görüyoruz ki mobilya gibi sürpriz kategorilerde de online satışlar en azından salgının ilk haftalarında devam etti. Ancak fiziksel alışverişin kısıtlanmasının nedeni salgın olunca ve evde kalma bir zorunluluk halini alınca farklı ihtiyaçlar gündeme gelmeye başladı. Evde kalanlar tüm öğünlerini evde yemeye başlayınca hazır yemek siparişinden, evde yapılan yemek sayısındaki artış nedeniyle yemek soslarına kadar, atıştırmalıklardan gazlı içeceklere kadar online satışlar arttı. Evde kalma zorunluluğu ve fiziksel alışverişlerin kısıtlanması keşistiğinde tüketiciler evlerinde daha önce önemsemedikleri veya almaya fırsat bulamadıkları eksikleri görmeye veya yeni yaşam biçimlerinin zorunlu kıldığı araç gereçlere ihtiyaçları olduğunu fark etti.
Uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ise hanelerin genelinde günlük yaşam rutinlerinde büyük değişimler yarattı. Online satış yapan bir teknoloji firması yöneticisi bu dönemde bilgisayar, tablet ve televizyon satışlarındaki artışa işaret etti.
Tüm bu ihtiyaçlar online satış siteleri için önemli fırsatlar doğurmakta. Bu fırsatlar sadece ürün satan firmalar için değil, hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar için de geçerli. Örneğin, spor salonları, çeşitli spor ve dans antrenörleri ve öğretmenleri. Online diyetisyenler, terapistler. Bir spor salonunun, spor malzemelerini evlere fiziksel olarak ulaştırıp kiraladıklarını, belirli saatlerde online mecralarda buluşup toplu spor aktiviteleri yaptırdıklarını görüyoruz. Evde kalma süreleri uzayınca kilo alma riskini önlemek için online diyetisyenler, stres yönetimine yardımcı olmak isteyen online terapistlerin artışı da bu salgının etkisi.
Havayolu, konaklama ve seyahat, restoran ve eğlence sektörü bu dönemde en çok yara alan sektörler oldu. Ancak diğer taraftan online konser, sinema filmleri izleme ve online müze ziyaretleri için bağlantılar paylaşılmakta, online eğitim içerikleri ücretsiz olarak öğretmen ve öğrencilere açılmakta. Paylaşım ekonomisinin de pandemi kadar hızlı yayıldığına şahit oluyoruz. Eğitim, eğlence sektörü ve kültürel faaliyetlerde online mecraların kullanımı hızlı bir artış gösterdi. Büyük bir kısmı şimdilik ücretsiz sunulmakta. Ancak e-ticarette geleneksel ticaretteki gelir modelinden farklı gelir modelleri var. Bunu da gözden kaçırmamak gerekir. Tüketiciye ücretsiz sunulan hizmetlerden gelir elde etmenin yöntemlerine de ister istemez kafa yormak gereken bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca online mecralarda ücretsiz sunulan hizmetler, daha önce online alışveriş yapmamış olan bir potansiyel yaratıyor. Bu potansiyel gelecekte e-ticaret firmaları için değerlendirilmesi gereken bir potansiyel. Online alışveriş ile yeni tanışan kitleler oluştu, farkındalık arttı. Bu tüketicilerin salgın sonrasında da online alışverişe devam etme olasılıkları var. BKM verilerine göre, bu dönemde online alışverişlerde daha önce hiç kullanılmamış olan 3 milyon yeni kredi kartı kulanılmış.
E-ticaret bir lojistik işidir iddiasının test edildiği bir dönemi yaşıyoruz aynı zamanda. Online siparişin artışıyla birlikte, e-ticaret ekosisteminde lojistiğin, doğru ürünün doğru zamanda sipariş sahiplerine iletilmesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Arvato gibi, çeşitli sektörlerde online satış yapan firmalara e-ticaret lojistiği hizmeti sunan firmaların, geleneksel ticaret ekosisteminde daha önceden beri yer alan Aras, MNG, Yurtiçi Kargo gibi firmaların, Migros mağazalarından online siparişleri teslim eden Migros Hemen gibi oluşumların yanı sıra Getir, Banabi, İstegelsin, Glovo gibi online mecrada ortaya çıkan ve tedarik ettiği ürünleri nihai tüketiciye ulaştıran firmaların iş hacimlerini arttığını görüyoruz.
Amazon, Wallmart gibi çok büyük satış hacimleri olan dünyanın en büyük online satış yapan firmaları, özellikle depolarda ve sevkiyat sürecinde çalıştırmak üzere binlerce yeni eleman istihdam edeceklerini duyurdular. Ülkemiz de de benzer şekilde eleman artışına gittiklerini duyuran, depolama ve sevkiyat süreçlerinde iki yerine dönüşümlü olarak üç vardiyaya çıkaran firmalar duymaktayız. E-ticaret sitelerinden ısmarlanan ürünlerin sevkiyatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle fiziksel mağazalarındaki elemanlarını sanal mağazalarının depolarında toplama ve paketleme işlerini yapmaya yönelten firmalar oldu. Bazı firmaların da fiziksel mağazalarını online mağazalarından gelen siparişleri hazırlamak için depo gibi kullandıklarını görmekteyiz.
Ürün siparişinin online mecralardan web sitesinden veya mobil cihazlardan kabulünde artan trafiği yönetmek, depolarda ürünlerin hazırlanması, elleçleme paketleme vb süreçlerin e-ticarete özel iş süreçleri olarak değerlendirmek mümkün, ancak arzın talebi karşılayamaması gibi sorunları ticaretin genel kuralları çerçevesinde değerlendirmek daha isabetli olur. Bu dönemde online satışlarda madalyonun diğer tarafında da tedarik sürecinin yönetilmesi gerektiğini bunun da doğal olarak üretim ile alakalı olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.
Genel olarak e-ticaret perakende hacmi ele alındığında e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının arttığı, BKM gibi güvenilir kaynaklar ve araştırma şirketleri tarafından sürekli açıklanmaktadır. BKM Genel Müdürü Sayın Soner Canko demeçlerinde, salgın sürecinde Internet üstünden yapılan kartlı alışverişin artmasının yanı sıra, daha önce internette hiç kullanılmamış kredi kartı sayısında da artışa işaret etmiştir. Bu durum e-ticaret adına salgın öncesinde öngörülen büyüme trendinden daha fazla bir büyümeye işaret etmektedir. Salgın geçtikten sonra artış hızı azalma eğilimi gösterse bile online satışlar artık farklı, yukarı yönde bir trend doğrusunda seyretmeye devam edecektir.
Internetin getirdiği en temel kolaylık olan mekandan ve zamandan bağımsız bilgi ile değer yaratmaktır. Bu ilk adımları henüz atamayanlar bu salgın ile birlikte, iş yapış biçimlerini artık değiştirmenin zorunlu olduğunu görüp, umuyorum ki bugünden yarının işletmeleri olmaları gerektiğinin farkına varırlar. Artık tüketicilerinin eskisi gibi olmayacağını ve online deneyim yaşayan tüketicinin değiştiği ve değişeceği aşikar. E-ticarette birinci evre Nasdaq balonunun sönmesiyle tamamlanmıştı. E-ticarette efsanelerin değil gerçeklerin ortaya çıktığı 2. evre sürmekteydi. Bundan sonra e-ticarette 3. evreyi yaşayacağımıza inanıyorum. Bu evreyi doğru değerlendirenlerin -elbette küresel değişimin getireceği yeniliklerden doğan belirsizlikleri de göz ardı etmeden -çıkış yapacağını, en azından ayakta kalabileceğini, değerlendiremeyenlerin ise maalesef daha hızlı biçimde yok olacaklarını düşünüyorum.
The post Covid-19 sonrası e-ticaret nereye doğru gidiyor? (Mayıs 2020’de Platin dergisinde yayınlanmıştır) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Eskişehir Sanayi Odası E-Ticaret/İhracat Webinar İçeriğinden Önemli Başlıklar appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>E-İhracatın önünde ENGELLER olabilir, bu engellerin ihracatın önündeki engeller mi yoksa e-ihracatın önündeki engeller mi olduğunu doğru değerlendirmek gerekir.
ONLINE DÜNYADA ERİŞİLEBİLİRLİK
SONUÇ
ÖNERİLER
The post Eskişehir Sanayi Odası E-Ticaret/İhracat Webinar İçeriğinden Önemli Başlıklar appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Webinar İHRACAT 4.0 / E-TİCARET appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>
Webinar Sunumu Özeti



The post Webinar İHRACAT 4.0 / E-TİCARET appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Covid – 19 Pandemi ve E-Ticaret (3) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>Amazon, Wallmart gibi çok büyük satış hacimleri olan dünyanın en büyük online satış yapan firmaları, özellikle depolarda ve sevkiyat sürecinde çalıştırmak üzere binlerce yeni eleman istihdam edeceklerini duyurdular. Ülkemiz de de benzer şekilde eleman artışına gittiklerini duyuran, depolama ve sevkiyat süreçlerinde iki yerine dönüşümlü olarak üç vardiyaya çıkaran firmalar duymaktayız. E-ticaret sitelerinden ısmarlanan ürünlerin sevkiyatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle fiziksel mağazalarındaki elemanlarını sanal mağazalarının depolarında toplama ve paketleme işlerini yapmaya yönelten firmalar oldu. Bazı firmaların da fiziksel mağazalarını online mağazalarından gelen siparişleri hazırlamak için depo gibi kullandıklarını görmekteyiz.
Ürün siparişinin online mecralardan web sitesinden veya mobil cihazlardan kabulünde artan trafiği yönetmek, depolarda ürünlerin hazırlanması, elleçleme paketleme vb süreçlerin e-ticarete özel iş süreçleri olarak değerlendirmek mümkün, ancak arzın talebi karşılayamaması gibi sorunları ticaretin genel kuralları çerçevesinde değerlendirmek daha isabetli olur. Bu dönemde online satışlarda madalyonun diğer tarafında da tedarik sürecinin yönetilmesi gerektiğini bunun da doğal olarak üterim ile alakalı olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.
Genel olarak e-ticaret perakende hacmi ele alındığında e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının arttığı, BKM gibi güvenilir kaynaklar ve araştırma şirketleri tarafından sürekli açıklanmaktadır. BKM Genel Müdürü Sayın Soner Canko demeçlerinde, salgın sürecinde Internet üstünden yapılan kartlı alışverişin artmasının yanı sıra, daha önce internette hiç kullanılmamış kredi kartı sayısında da artışa işaret etmiştir. Bu durum e-ticaret adına salgın öncesinde öngörülen büyüme trendinden daha fazla bir büyümeye işaret etmektedir. Salgın geçtikten sonra artış hızı azalma eğilimi gösterse bile online satışlar artık farklı, yukarı yönde bir trend doğrusunda seyretmeye devam edecektir.
Internetin getirdiği en temel kolaylık olan mekandan ve zamandan bağımsız bilgi ile değer yaratmanın ilk adımlarını henüz atamayanlar da bu salgın ile birlikte iş yapış biçimlerini artık değiştirmenin zorunlu olduğunu görüp umuyorum ki bugünden yarının işletmeleri olmaları gerektiğinin farkına varırlar. Artık tüketicilerinin eskisi gibi olmayacağını ve online deneyim yaşayan tüketicinin değiştiği ve değişeceği aşikar. E-ticarette birinci evre Nasdaq balonunun sönmesiyle tamamlanmıştı. E-ticarette efsanelerin değil gerçeklerin ortaya çıktığı 2. evre sürmekteydi. Bundan sonra e-ticarette 3. evreyi yaşayacağımıza inanıyorum. Bu evreyi doğru değerlendirenlerin -elbette küresel değişimin getireceği yeniliklerden doğan belirsizlikleri de göz ardı etmeden -çıkış yapacağını en azından ayakta kalabileceğini, değerlendiremeyenlerin ise maalesef daha hızlı biçimde yok olacaklarını düşünüyorum.
The post Covid – 19 Pandemi ve E-Ticaret (3) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (2) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>Fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanmasını tek başına ele alırsak, bu durum genel olarak tüm kategorilerdeki satışları farklı oranlarda etkileyecektir. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firma yöneticilerinin demeçlerinden görüyoruz ki mobilya gibi sürpriz kategorilerde de online satışlar en azından salgının ilk haftalarında devam etti. Ancak fiziksel alışverişi kısıtlama nedeni salgın olunca ve evde kalma bir zorunluluk halini alınca farklı ihtiyaçlar gündeme gelmeye başladı. Evde kalanlar tüm öğünlerini evde yemeye başlayınca hazır yemek siparişinden, evde yapılan yemek sayısındaki artış nedeniyle yemek soslarına kadar, atıştırmalıklardan gazlı içeceklere kadar online satışlar arttı. Evde kalma zorunluluğu ve fiziksel alışverişlerin kısıtlanması keşistiğinde tüketiciler evlerinde daha önce önemsemedikleri veya almaya fırsat bulamadıkları eksikleri görmeye veya yeni yaşam biçimlerinin zorunlu kıldığı araç gereçlere ihtiyaçları olduğunu fark etti.
Uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ise hanelerin genelinde günlük yaşam rutinlerinde büyük değişimler yarattı. Online satış yapan bir teknoloji firması yöneticisi bu dönemde bilgisayar, tablet ve televizyon satışlarındaki artışa işaret etti.
Tüm bu ihtiyaçlar online satış siteleri için önemli fırsatlar doğurmakta. Bu fırsatlar sadece ürün satan firmalar için değil, hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar için de geçerli. Örneğin, spor salonları, çeşitli spor ve dans antrenörleri ve öğretmenleri. Online diyetisyenler, terapistler. Bir spor salonunun, spor malzemelerini evlere fiziksel olarak ulaştırıp kiraladıklarını, belirli saatlerde online mecralarda buluşup toplu spor aktiviteleri yaptırdıklarını görüyoruz. Evde kalma süreleri uzadığı için kilo alma riskini önlemek için online diyetisyenler, stres yönetimine yardımcı olmak isteyen online terapistlerin artışı da bu salgının etkisi.
Havayolu, konaklama ve seyahat, restoran ve eğlence sektörü bu dönemde en çok yara alan sektörler oldu. Ancak diğer taraftan online konser, sinema filmleri izleme ve online müze ziyaretleri için bağlantılar paylaşılmakta, online eğitim içerikleri ücretsiz olarak öğretmen ve öğrencilere açılmakta. Paylaşım ekonomisinin de pandemi kadar hızlı yayıldığına şahit oluyoruz. Eğitim, eğlence sektörü ve kültürel faaliyetlerde online mecraların kullanımı hızlı bir artış gösterdi. Büyük bir kısmı şimdilik ücretsiz sunulmakta. Ancak e-ticarette geleneksel ticaretteki gelir modelinden farklı gelir modelleri var. Bunu da gözden kaçırmamak gerekir. Tüketiciye ücretsiz sunulan hizmetlerden gelir elde etmenin yöntemlerine de ister istemez kafa yormak gereken bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca online mecralarda ücretsiz sunulan hizmetler, daha önce online alışveriş yapmamış olan bir potansiyel yaratıyor. Bu potansiyel gelecekte e-ticaret firmaları için değerlendirilmesi gereken bir potansiyel. Online alışveriş ile yeni tanışan kitleler oluştu, farkındalık arttı. Bu tüketicilerin salgın sonrasında da online alışverişe devam etme olasılıkları var. BKM verilerine göre, bu dönemde online alışverişlerde daha önce hiç kullanılmamış olan 3 milyon yeni kredi kartı kulanılmış.
The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (2) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (1) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>Online talep edilen ürünlerin özellikle bu dönemin yaşam tarzında ihtiyaç duyulan ürünler olduğu gözlenmekte. Salgın tehditi devam ettiği sürece fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanması, evde geçirilen sürenin artması, uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim sisteminin uygulanması, öncelikle tüketicilerin yaşam biçimlerinde değişiklik yarattı. Değişen yaşam biçimleri tüketicilerin ihtiyaçlarını ve bunları tedarik etme sürecini, kısacası alışveriş tutum ve davranışlarını etkiledi. Kişiler öncelikle hastalığa karşı korunma önlemi olduğuna inandıkları temizlik malzemelerine, dezenfektanlara, eldiven, maske ve bağışıklığı artıran vitamin ve takviye edici besinlere yöneldiler. Özellikle fiziksel mağazalarda tükendiğini fark ettiklerinde, online satış yapan sitelerden bu ihtiyaçlarını tedarik etmeye çalıştılar.
Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi bu dönemde de geçerliliğini gösterdi. Temel ihtiyaç olan yeme içme ihtiyacını karşılamaya yönelik hızlı tüketim ürünlerinin online siparişleri artış gösterdi. Burada hangi kategorilerde online satışların arttığı veya daha önce tutar olarak az olduğu için hiç istatistiklere bile girmeyen ürün kategorilerinde online satışların yapıldığını tekrarlamaya gerek yok. Bu verilerin güvenilir kaynaklardan, haftalık günlük hatta saat bazında analizi gerekir. Bu kategorilerin hangileri olduğunu çeşitli araştırma şirketleri ve e-ticaret siteleri kendi sitelerinde ve basında kamuoyu ile sürekli paylaşmaktalar. Genel alışveriş trendinin yanı sıra e-ticaret sitesinde en az genel trend kadar önemli olan istatistikler kendi sitesine gelen trafik ve hangi kategorilerde satışların arttığı veya azaldığıdır. Bu analitikleri e-ticaret sitesi bizzat kendisi ölçümleyip analiz etmelidir. Bu noktada onlie mecraların birçok değişkene göre ölçülebilir olması ve ölçebildiğiniz zaman yönetilebilir olduğunu da hatırlamakta yarar var.
The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (1) appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post 2017 yılında internetten yapılan kartlı işlemler 6 yıl öncesinin yıllık reel büyüme oranınını ancak yakaladı appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post 2017 yılında internetten yapılan kartlı işlemler 6 yıl öncesinin yıllık reel büyüme oranınını ancak yakaladı appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Dropshipping Efsanesi mi Gerçeği mi? appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>Son yılların çok konuşulan e-ticaret modeli: Dropshipping. Bu aralar benden e-ticaret ile bilgi almak isteyenlerin neredeyse 10’da 9’u e-ticarete bu model ile girmek istediğini söylüyor.
“Nasıl yapayım, doğru bir iş modeli midir?”; “Dijital pazarlamayı iyi bilmek lazımmış” “Niş Pazara mı yönelmeliyiz?” vb. sorular, varsayımlar bazen de hayaller.
En iyisi ben en baştan söyleyeyim. Pek çok iş modeli gibi hiç kolay bir iş modeli değil. Beklendiği gibi hemen büyük kazançlar elde etmek, müşteriyi memnun ederek sürdürülebilir bir gelir elde etmek, öyle sanıldığı gibi oturduğun yerden “0” risk ile karlı satışlar yapmak her zaman mümkün değil.
Yaklaşık 20 yıldan beri e-ticaret yapan bazı firmalar zaten bu yöntemi en baştan beri kullanıyordu. Model yeni değil ancak “dropshipping” ismi yeni. Yöntemde ise doğal olarak e-ticaret ekosistemindeki gelişmeye bağlı olarak bazı farklılıklar olsa da, stoksuz satış e-ticaretin ilk yıllarından itibaren yapılmakta.
Bu model ile e-ticaret planlayanların amazon.com’un kuruluş yılları başta olmak üzere e-ticaretin tarihçesine göz atmalarını tavsiye ederim. Bir de dropshipping modelinin ne kadar iyi bir model olduğunu anlatan yazıların yanı sıra dezavantajlarını, zorluklarını öğrenmelerini ve olumsuz tecrübelerini aktaran dropshipper’ları araştırıp onların yazdıklarını okumalarını öneririm.
The post Dropshipping Efsanesi mi Gerçeği mi? appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Anlatmak ve anlamak appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>Son birkaç yıldır bu konuyu daha doğru tespit etmeye yönelik bir ödev uygulaması yapıyorum. Lisans öğrencilerime her hafta anlattıklarımdan ne anladınız şeklinde bir ödev veriyorum. Bu ödevlerde fark ediyorum ki anlattıklarımı çok iyi anlayanlar olduğu kadar tamamen hatalı algılayanlar da oluyor. Anlayamamak sıkıntılı bir konu değil ancak yanlış anlaşılmak gerçekten sıkıntılı bir durum. Üstelik yanlış anlaşılan konu eğer çok somut bir istatistiki bulgu ise.
İstatistik öyle bir konu ki zaten kasıtlı veya kasıtsız istatistik kullanarak karşı tarafı yanıltmak zaman zaman rastlanan bir durum. İstastistik ile yalan söylemek isimli bir kitap bile var. “How to Lie with Statistics” by Darrell Huff (Author), Irving Geis (Illustrator)
Lisans programında verdiğim e-ticaret dersi ve yüksek lisans programlarında verdiğim iş analitiği ve araştırma yöntemleri derslerimdeki tüm öğrencilerimin özellikle buradan da dikkatini çekmek istiyorum. İstatistiksel bulgular ve bu bulgularla ilgili yaptığım yorumları çok daha dikkatli dinlemelerini rica ediyorum. Aksi takdirde Şule Hoca’ın dersinde dinledik. Türkiye’de internet kullanan kişi yüzde X miş derken e-ticaret yapanların oranı olan Y rakamını dile getirirseniz işte o zaman beni de istatistik ile yalan söylemiş durumuna düşürmekten çok daha öte bir duruma düşürmüş olursunuz
İyi dinlemek, doğru anlamak, daha da ötesinde, anladığını doğru ifade etmek çok da basit bir süreç olmuyor ne yazık ki…
The post Anlatmak ve anlamak appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>The post Yeni Bir Yayın Dönemi Olması Ümidiyle… appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>
Bugün blog sitem için yeni bir yayın döneminin başlangıcı olmasını ümit ediyorum. İlk kişisel web sitem bundan yaklaşık 20 yıl öncesine dayanıyor. Şu andaki 4. versiyonu. Bu versiyonunu sık sık blog yazısı yayınlamak amacıyla hazırlamıştık. Son birkaç yıldır bunu maalesef yapamadım. Ancak önümüzdeki günlerde sevgili öğrencilerim ve yazacağım konulara ilgi duyanlarla bilgilerimi ve fikirlerimi paylaşmayı arzu ediyorum.
Lafı uzatmayayım. Paylaşmak istediğim konuların başında elbette e-ticaret var. Ayrıca Üniversitemin MBA programında büyük bir keyifle vermekte olduğum İş Analitiği ve Araştırma Yöntemleri (Business Analytics and Research Methods) derslerimin konuları hakkında da yazmak istiyorum.
Bu hafta yazılarımla ilgili hazırlıklarıma başladım. Öncelikle Türkiye İstatistik Kurumu (tuik.gov.tr) sayfasından
“Konularına Göre İstatistikler” sekmesinden,
“Bilim Teknoloji ve Bilgi Toplumu” bağlantısından, en son yıla ait
“Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmaları” ile
“Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmaları” dosyalarını bilgisayarımda ilgili klasöre kaydettim. Daha önce hazırlamış olduğum excel tablolarında analizler yapmak üzere, kendi formatımda düzenlemeye başladım.
Benzer şekilde Bankalararası Kart Merkezi (bkm.com.tr) sayfasından “Raporlar ve Yayınlar” sekmesinin en aşağısında yer alan “İnternetten Yapılan Kartlı Ödemeler” verilerini ilk yayınlanmaya başladığı yıldan itibaren takip ediyorum. Bu arada her zaman BKM’nin sayfasında yaptığı duyuruda belirttiği gibi “Raporlar BKM kaynak gösterilmeksizin yayınlanamaz” kuralına uygun davranıyorum. Aynı şekilde TUİK kaynaklarını kullanırken de kaynak belirtiyorum. Hangi kaynak olursa olsun kullanılan kaynakları yazılarda, makalelerde ve konuşmalarada belirtmek çok önemli. Sadece bir yazım kuralı değil, bu aynı zamanda değerli bir etik kuraldır.
Yeni bir yayın dönemine başlarken yazılarımda akılda kalan bir mesaj vermek isterim. Bugünkünü de kaynak gösterme konusuyla bitireyim.
Kaynak göstermemek: “Aşırmak” Osmanlıca: “intihal etmek”. Başkasının eserinden parçalar alıp kendinin imiş gibi göstermek (Kaynak: Türk Dil Kurumu) İngilizcesi ise “plagiarism”. Son yıllarda digitalleşmenin de sonucu, internette yayınlanan başta bilimsel çalışmalar olmak üzere blog yazılarına kadar alıntı derecesini ölçen programlar olduğunu da duymayanlara duyurmak isterim.
The post Yeni Bir Yayın Dönemi Olması Ümidiyle… appeared first on Kişisel blog sitesi.
]]>