Notice: Function _load_textdomain_just_in_time was called incorrectly. Translation loading for the js_composer domain was triggered too early. This is usually an indicator for some code in the plugin or theme running too early. Translations should be loaded at the init action or later. Please see Debugging in WordPress for more information. (This message was added in version 6.7.0.) in /home/customer/www/suleozmen.com/public_html/wp-includes/functions.php on line 6260

Notice: _load_textdomain_just_in_time işlevi yanlış çağrıldı. faculty alan adı için çeviri yüklemesi çok erken tetiklendi. Bu genellikle eklenti veya temadaki bazı kodların çok erken çalıştığının bir göstergesidir. Çeviriler init eyleminde veya daha sonra yüklenmelidir. Ayrıntılı bilgi almak için lütfen WordPress hata ayıklama bölümüne bakın. (Bu ileti 6.7.0 sürümünde eklendi.) in /home/customer/www/suleozmen.com/public_html/wp-includes/functions.php on line 6260

Warning: Cannot modify header information - headers already sent by (output started at /home/customer/www/suleozmen.com/public_html/wp-includes/functions.php:6260) in /home/customer/www/suleozmen.com/public_html/wp-includes/feed-rss2.php on line 8
Kişisel blog sitesi https://suleozmen.com/ Kişisel Bilgileri Blog Post E-Ticaret Konuları Hayata Dair Paylaşımlar Sun, 19 Jul 2020 21:29:03 +0000 tr hourly 1 Covid-19 sonrası e-ticaret nereye doğru gidiyor? (Mayıs 2020’de Platin dergisinde yayınlanmıştır) https://suleozmen.com/covid-19-sonrasi-e-ticaret-nereye-dogru-gidiyor/ https://suleozmen.com/covid-19-sonrasi-e-ticaret-nereye-dogru-gidiyor/#respond Sun, 19 Jul 2020 20:10:14 +0000 http://suleozmen.com/?p=2188 Covid-19 ile birlikte e-ticaretin nereye doğru gittiğini ele alırken Covid-19’un gündemde kaldığı süreyi ve gündemden tamamen kalkmasa bile evde kalma […]

The post Covid-19 sonrası e-ticaret nereye doğru gidiyor? (Mayıs 2020’de Platin dergisinde yayınlanmıştır) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
Covid-19 ile birlikte e-ticaretin nereye doğru gittiğini ele alırken Covid-19’un gündemde kaldığı süreyi ve gündemden tamamen kalkmasa bile evde kalma zorunluluğu ve panik etkisinin bu denli fazla olmayacağı zamanı ayrı değerlendirmekte yarar var. Bunun yanı sıra e-ticareti,  her zaman vurguladığımız gibi, geleneksel ticaretten tamamen ayrı bir ticaretmiş gibi değerlendirmek de hatalı çıkarımlara neden olur. Covid-19’un geleneksel ticarete, sektörüne göre değişen olumlu ve olumsuz etkileri gibi, e-ticarete de ürün ve hizmet çeşitlerine göre değişen olumlu ve olumsuz etkileri olmaktadır. Küresel çapta ve ülke çapında sadece nihai tüketiciler arasında değil, işletmeler arasındaki  toplam ticaret hacminde düşüşler yaşanırken e-ticaretin bu düşen ticaret hacmi içindeki payının artmasını dikkatli okumak gerekir.

Online talep edilen ürünlerin özellikle bu dönemin yaşam tarzında ihtiyaç duyulan ürünler olduğu gözlenmekte. Salgın tehditi devam ettiği sürece fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanması, evde geçirilen sürenin artması, uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim sisteminin uygulanması, öncelikle tüketicilerin yaşam biçimlerinde değişiklik yarattı. Değişen yaşam biçimleri tüketicilerin ihtiyaçlarını ve bunları tedarik etme sürecini, kısacası alışveriş tutum ve davranışlarını etkiledi. Kişiler öncelikle hastalığa karşı korunma önlemi olduğuna inandıkları temizlik malzemelerine, dezenfektanlara, eldiven, maske ve bağışıklığı artıran vitamin ve takviye edici besinlere yöneldiler. Özellikle fiziksel mağazalarda  tükendiğini fark ettiklerinde, online satış yapan sitelerden bu ihtiyaçlarını tedarik etmeye çalıştılar.  

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi bu dönemde de geçerliliğini gösterdi. Temel ihtiyaç olan yeme içme ihtiyacını karşılamaya yönelik hızlı tüketim ürünlerinin online siparişleri artış gösterdi. Burada hangi kategorilerde online satışların arttığı veya daha önce tutar olarak az olduğu için hiç istatistiklere bile girmeyen ürün kategorilerinde online satışların yapıldığını tekrarlamaya gerek yok. Bu verilerin güvenilir kaynaklardan,  haftalık günlük hatta saat bazında analizi gerekir. Bu kategorilerin hangileri olduğunu çeşitli araştırma şirketleri ve e-ticaret siteleri kendi sitelerinde ve basında kamuoyu ile sürekli paylaşmaktalar. Genel alışveriş trendinin yanı sıra e-ticaret sitesinde en az genel trend kadar önemli olan istatistikler kendi sitesine gelen trafik ve hangi kategorilerde satışların arttığı veya azaldığıdır. Bu analitikleri e-ticaret sitesi bizzat kendisi  ölçümleyip analiz etmelidir. Bu noktada online mecraların birçok değişkene göre ölçülebilir olması ve ölçebildiğiniz zaman yönetilebilir olduğunu da hatırlamakta yarar var.

Dolayısıyla, online alışverişte e-ticaret şirketlerinin öncelikle dikkate alması gereken konu bu dönemde veya salgın sonrasında hatta her dönemde tüketicinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini öngörmesidir. Bu dönemde mevcut ve potansiyel tüketici gözünde fark yaratabilmek için, tüketicilerin tahmin edilebilir ihtiyaçlarının yanı sıra yaşam biçimlerindeki ve psikolojilerindeki değişikliğin getirdiği ve getireceği ihtiyaçları öngörme becerisi öne çıkmaktadır. İhtiyaçları öngörmek sadece buzdağının görünen kısmıdır. Tıpkı geleneksel ticarette olduğu gibi bunların tedarik edilmesi, depolanması ve doğru zamanda doğru tüketiciye iletilmesi ise planlanması gereken diğer önemli süreçler.

Fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanmasını tek başına ele alırsak, bu durum genel olarak tüm kategorilerdeki satışları farklı oranlarda etkileyecektir. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firma yöneticilerinin  demeçlerinden görüyoruz ki mobilya gibi sürpriz kategorilerde de online satışlar en azından salgının ilk haftalarında  devam etti. Ancak fiziksel alışverişin kısıtlanmasının nedeni salgın olunca ve evde kalma bir zorunluluk halini alınca farklı ihtiyaçlar gündeme gelmeye başladı. Evde kalanlar tüm öğünlerini evde yemeye başlayınca hazır yemek siparişinden, evde yapılan yemek sayısındaki artış nedeniyle yemek soslarına kadar, atıştırmalıklardan gazlı içeceklere kadar online satışlar arttı.  Evde kalma zorunluluğu ve fiziksel alışverişlerin kısıtlanması keşistiğinde tüketiciler evlerinde daha önce önemsemedikleri veya almaya fırsat bulamadıkları eksikleri görmeye veya yeni yaşam biçimlerinin zorunlu kıldığı  araç gereçlere ihtiyaçları olduğunu fark etti. 

Uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ise hanelerin genelinde günlük yaşam rutinlerinde büyük değişimler yarattı. Online satış yapan bir teknoloji firması yöneticisi bu dönemde bilgisayar, tablet  ve televizyon satışlarındaki artışa işaret etti. 

Tüm bu ihtiyaçlar online satış siteleri için önemli fırsatlar doğurmakta. Bu fırsatlar sadece ürün satan firmalar için değil, hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar için de geçerli. Örneğin, spor salonları, çeşitli spor ve dans antrenörleri ve öğretmenleri. Online diyetisyenler, terapistler. Bir spor salonunun, spor malzemelerini evlere fiziksel olarak ulaştırıp kiraladıklarını, belirli saatlerde online mecralarda buluşup toplu spor aktiviteleri yaptırdıklarını görüyoruz. Evde kalma süreleri uzayınca kilo alma riskini önlemek için online diyetisyenler, stres yönetimine yardımcı olmak isteyen online terapistlerin artışı da bu salgının etkisi.

Havayolu, konaklama ve seyahat, restoran ve eğlence sektörü bu dönemde en çok yara alan sektörler oldu. Ancak diğer taraftan online konser, sinema filmleri izleme ve online müze ziyaretleri için bağlantılar paylaşılmakta, online eğitim içerikleri ücretsiz olarak öğretmen ve öğrencilere açılmakta. Paylaşım ekonomisinin de pandemi kadar hızlı yayıldığına şahit oluyoruz. Eğitim, eğlence sektörü ve kültürel faaliyetlerde online mecraların kullanımı hızlı bir artış gösterdi. Büyük bir kısmı şimdilik ücretsiz sunulmakta. Ancak e-ticarette geleneksel ticaretteki gelir modelinden farklı gelir modelleri var. Bunu da gözden kaçırmamak gerekir. Tüketiciye ücretsiz sunulan hizmetlerden gelir elde etmenin yöntemlerine de ister istemez kafa yormak gereken bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca online mecralarda ücretsiz sunulan hizmetler, daha önce online alışveriş yapmamış olan bir potansiyel yaratıyor. Bu potansiyel gelecekte e-ticaret firmaları için değerlendirilmesi gereken bir potansiyel. Online alışveriş ile yeni tanışan kitleler oluştu, farkındalık arttı. Bu tüketicilerin salgın sonrasında da online alışverişe devam etme olasılıkları var. BKM verilerine göre, bu dönemde online alışverişlerde daha önce hiç kullanılmamış olan 3 milyon yeni kredi kartı kulanılmış.

E-ticaret bir lojistik işidir iddiasının test edildiği bir dönemi yaşıyoruz aynı zamanda. Online siparişin artışıyla birlikte, e-ticaret ekosisteminde  lojistiğin, doğru ürünün doğru zamanda sipariş sahiplerine iletilmesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Arvato gibi, çeşitli sektörlerde online satış yapan firmalara e-ticaret lojistiği hizmeti sunan firmaların, geleneksel ticaret ekosisteminde daha önceden beri yer alan Aras, MNG, Yurtiçi Kargo gibi firmaların, Migros mağazalarından online siparişleri teslim eden Migros Hemen gibi oluşumların yanı sıra Getir, Banabi, İstegelsin, Glovo gibi online mecrada ortaya çıkan ve tedarik ettiği ürünleri nihai tüketiciye ulaştıran firmaların iş hacimlerini arttığını görüyoruz.

Amazon, Wallmart gibi çok büyük satış hacimleri olan dünyanın en büyük online satış yapan firmaları, özellikle depolarda ve sevkiyat sürecinde çalıştırmak üzere  binlerce yeni eleman  istihdam edeceklerini duyurdular. Ülkemiz de de benzer şekilde eleman artışına gittiklerini duyuran, depolama ve sevkiyat süreçlerinde iki yerine dönüşümlü olarak üç vardiyaya çıkaran firmalar duymaktayız.  E-ticaret sitelerinden ısmarlanan ürünlerin sevkiyatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle fiziksel mağazalarındaki elemanlarını sanal mağazalarının depolarında toplama ve paketleme işlerini yapmaya yönelten firmalar oldu. Bazı firmaların da fiziksel mağazalarını online mağazalarından gelen siparişleri hazırlamak için depo gibi kullandıklarını  görmekteyiz.

Ürün siparişinin online mecralardan web sitesinden veya mobil cihazlardan kabulünde artan trafiği yönetmek,  depolarda ürünlerin hazırlanması, elleçleme paketleme vb süreçlerin e-ticarete özel iş süreçleri olarak değerlendirmek mümkün, ancak arzın talebi karşılayamaması gibi sorunları ticaretin genel kuralları çerçevesinde değerlendirmek daha isabetli olur.  Bu dönemde online satışlarda madalyonun diğer tarafında da tedarik sürecinin yönetilmesi gerektiğini bunun da doğal olarak üretim ile alakalı olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Genel olarak e-ticaret perakende hacmi ele alındığında e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının arttığı, BKM gibi güvenilir kaynaklar ve araştırma şirketleri tarafından sürekli açıklanmaktadır.  BKM Genel Müdürü Sayın Soner Canko demeçlerinde, salgın sürecinde Internet üstünden yapılan kartlı alışverişin artmasının yanı sıra, daha önce internette hiç kullanılmamış kredi kartı sayısında da artışa işaret etmiştir. Bu durum e-ticaret adına salgın öncesinde öngörülen büyüme trendinden daha fazla bir büyümeye işaret etmektedir. Salgın geçtikten sonra artış hızı azalma eğilimi gösterse bile online satışlar artık farklı, yukarı yönde bir trend doğrusunda seyretmeye devam edecektir.

Internetin getirdiği en temel kolaylık olan mekandan ve zamandan bağımsız bilgi ile değer yaratmaktır. Bu ilk adımları henüz atamayanlar bu salgın ile birlikte, iş yapış biçimlerini artık değiştirmenin zorunlu olduğunu görüp, umuyorum ki bugünden yarının işletmeleri olmaları gerektiğinin farkına varırlar.  Artık tüketicilerinin eskisi gibi olmayacağını ve online deneyim yaşayan tüketicinin değiştiği ve değişeceği aşikar.  E-ticarette birinci evre Nasdaq balonunun sönmesiyle tamamlanmıştı. E-ticarette efsanelerin değil gerçeklerin ortaya çıktığı 2. evre sürmekteydi. Bundan sonra e-ticarette 3. evreyi yaşayacağımıza inanıyorum. Bu evreyi doğru değerlendirenlerin -elbette küresel değişimin getireceği yeniliklerden doğan belirsizlikleri de göz ardı etmeden -çıkış yapacağını, en azından ayakta kalabileceğini, değerlendiremeyenlerin ise maalesef daha hızlı biçimde yok olacaklarını düşünüyorum.

The post Covid-19 sonrası e-ticaret nereye doğru gidiyor? (Mayıs 2020’de Platin dergisinde yayınlanmıştır) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/covid-19-sonrasi-e-ticaret-nereye-dogru-gidiyor/feed/ 0
Eskişehir Sanayi Odası E-Ticaret/İhracat Webinar İçeriğinden Önemli Başlıklar https://suleozmen.com/eskisehir-ticaret-odasi-e-ticaret-ihracat-etkinligi-konusma-iceriginden-onemli-basliklar/ https://suleozmen.com/eskisehir-ticaret-odasi-e-ticaret-ihracat-etkinligi-konusma-iceriginden-onemli-basliklar/#respond Thu, 21 May 2020 22:03:59 +0000 http://suleozmen.com/?p=2177 “E”LERİN ANLAM VE ÖNEMİ E-ihracatta  asıl olan ihracat, önündeki “e” ise ihracatı yapma biçimidir.  E-ticarette asıl olan ticaret, önündeki “e” […]

The post Eskişehir Sanayi Odası E-Ticaret/İhracat Webinar İçeriğinden Önemli Başlıklar appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
“E”LERİN ANLAM VE ÖNEMİ

  • E-ihracatta  asıl olan ihracat, önündeki “e” ise ihracatı yapma biçimidir.  E-ticarette asıl olan ticaret, önündeki “e” ise ticareti yapma biçimidir. Amaç ticaret yapmaktır ihracat yapmaktır. “e” ler ise araçtır.
  • E-ticaret nasıl bir ticaret ekosistemi içinde değerlendiriliyorsa e-ihracat da ihracat ekosistemi içinde  değerlendirilmelidir.  

E-İhracatın önünde ENGELLER olabilir, bu engellerin ihracatın önündeki engeller mi yoksa e-ihracatın önündeki engeller mi olduğunu doğru değerlendirmek gerekir.

  • Mevzuat, regülasyonlar, gümrük işlemleri, gümrükten malın çekilmesi, alıcının ihracatçı firmaya güvenip güvenmemesi, marka bilinirliği
  • Online dünyada yapılacak ihracatın elbette sanal bileşenleri vardır. Ancak fiziksel bileşenleri olduğunu da unutmamak gerekir. Bu işin lojistiği var, online mecralardan yapılırsa anlamlı olan ödeme altyapısı var.

ONLINE DÜNYADA ERİŞİLEBİLİRLİK

  • İlişkiler internet üstünde başlıyor. Tedarikçilerinizle veya müşterilerinizle.
  • Müşteriniz kim? Nihai tüketici veya bir işletme. Bir işletme ise, alıcı firmayı X firmasını sadece jenerik özellikleriyle tanımlamak sınıflandırmak yetmez. Fiziksel dünyadamüşteri kazanmak için ne yapılıyorsa bunun online versiyonunu dikkate almak gerekir. Fiziksel dünyada müşeri ile temas kurma süreci fuarlar olabilir, ikili görüşmeler, numune gönderimi vb. şekillerde gerçekleşebilir.
  • E-dünyada satın alma yapacak bir işletme birimi ya da nihai tüketici  internetten bir arama yaptığında sizi nasıl bulacak. Arama motorundan alakalı kelime ile arayarak doğrudan size; sitenize veya mobil uygulamanıza erişebilir veya e-pazaryerinde bulunuyorsanız üye iseniz oradan erişebilir. Sosyal mecra hesaplarından erişebilir. Ancak araştırmalar gösteriyor ki web siteniz dışından her nereden size erişiyorsa erişsin, isterse e-pazaryerinden erişsin daha sonra dönüp firmanın kendi web sitesini sitesini inceliyorlar.
  • Web sitelerini profesyonelce hazırlanmış olması, içeriğinin doğru ve zengin olması önemli. Fotoğraf, video metin ve yorumlar, ürün tanıtımları, kullanım kılavuzları hepsi önemli.
  •  Geliştirilmesi gereken içerik her ne kadar firmayı ve ürünleri tanıtmak amaçlı da olsa bunu reklam ile karıştırmamak gerekir. Benim ürünüm en iyisidir en kalitelisidir şeklinde değil kullanıcı deneyimini ve müşterinin beklentilerini çok iyi analiz ederek bunların cevabını proaktif şeklide verecek içeriğin hazırlanması gerekir. Neden daha iyidir? Hangi özellikleri vardır? Niye tercih edilmelidir?
  • Bu noktada alıcıların tercihi belli zaten özellikle de arama,  fiyat karşılaştırma olanağına sahip online tüketiciler en ucuzu seçiyor şeklinde işi sadece fiyata indirgemek biraz basite kaçmak zoru görmemek görmek istememek anlamına gelir. Elbette her alıcı istediği kaliteyi en ucuza elde etmek ister.
  • Önemli olan; dijitalden erişen alıcıya sunulabilecek başka katma değerleri yaratabilmektir. Özelleştirilmiş sayfalar, zengin ve gerekiyorsa özelleştirilmiş içerik, online kullanıcı deneyimini mükemmelleştiren UX/UI çalışmaları, A/B testleri veya SEO ve SEM gibi online dünyada kullanılabilecek dijital pazarlama araçlarını kullanmaktır.  

SONUÇ

  • Gelecek artık geldi. COVID 19 ile birlikte daha geniş kitleler tarafından daha da iyi anlaşılan online dünyanın sunduğu fırsatlar ve girilmezse oluşan tehditler an itibarıyla daha iyi anlaşıldı. Artık ticaretin e-ticarete evrildiğini görmemek imkansız.
  • Bu durum salgın bitse de devam edecek. Elbette her sürecin dijital ortamda gerçekleşeceği veya her işletmenin tamamen online ticaret yapacağı   anlamına gelmiyor. Ticari bir işlem  sadece ürünün fiziksel akışından oluşmuyor Üretim, paketleme, depolama, fiziksel mal akışı, lojistik süreçler kısaca geleneksel ticaretteki süreçlerin önemli bir kısmı devam edecek. Ticaret ve sosyal hayat hybrid bir biçimde yani online ve offline dünyadaki bileşenleri ile sürecek   
  • Perakende veya toptan alışverişlerde ürünlerin dolaşımı ve sevkiyatı zorunlu olarak fiziksel dünyada devam etse bile süreçlerle ilgili veri akışı ve bilgi akışı dijitalleşmeye daha da hızlı devam edecek.
  • Bunu başarabilenler ayakta kalacak, diğerleri ne yazık ki batacak. Rakipler artık lokal değil, küresel. E-Dünya, herhangi bir firmanın faaliyette bulunduğu piyasaya giriş bariyerinin her geçen gün azaldığı, rakiplerin  nereden, ne zaman hangi bölgeden hatta ülkeden çıkacağının belli olmadığı bir dünya.
  • Ülkemiz ihracat kalemlerinde farklılaşmanın olmadığına dair raporlar var. Ülkemizde ihracatın kısır bir ürün gamı ve kısıtlı sayıda ülkeye yapıldığı belirtiliyor. Bu ihracatın zayıf noktalarından birisi. Oysa e-ticaretin doğasında olan bir unsur var. E-ticaret ürün ve pazar çeşitliliği yaratmaya elverişli dijital bir ortam.
  • Örneğin hemen çevremizdeki orta doğu ülkelerinin e-ticaret ile sipariş vermelerini en önemli motivasonu kendi ülkelerinde bulunmayan farklı ürünlere erişme isteği. Rusya benzer şekilde farklı ürünlere erişim için online alışverişe yöneliyor. Tabii bir diğer motivasyonları fiyat avantajı. Ancak fiyat rekabeti kadar değerli olan katma değer sunarak, dijital dünyanın kurallarını bilerek rekabet etmeyi ihmal etmemek gerekiyor.  Çin, Ortadoğu’ya sattığı ürünlerin bir kısmını Türkiye’den tedarik ediyor.
  • Ürün ve hizmet çeşitliliği bir e-ticaret sitesi için başarı unsurlarından birisi. Bu her aklımıza gelen ürünü siteye koyup ihracat yapın anlamına gelmediğinin de altını çizmek gerekir. Bunu destekleyen ve belli bir ürün gamına odaklanan dikey siteler ve pazar yerleri de var. Türk kökenli ve küresel çapta tanınan ve kullanılan Steelorbis ve Chemorbis bunlardan iki tanesi.
  • Kısacası e-ticaret zaman ve mekandan bağımsız, bilgi ile değer yaratılan bir ticaret şekli. Coğrafi mesafeler bir dezavantaj olmaktan çıkıyor.  

ÖNERİLER

  • Profesyonel ve amaca yönelik web sitesi, mobil site. İçeriği amaca yönelik satılan ürün veya hizmet ile alakalı, bilgi ile katma değer yaratam bir web sitesi
  • Lokal ve küresel e-pazaryerlerinde kuralına uygun faaliyet göstermek
  • Pazar araştırması eski yöntemlerle değil, örneğin google trends kullanarak anahtar kelime çalışmaları yaparak olmalı.
  • İhracatın hedeflenen ülkenin dilinde ve kültürüne uygun olması önemli
  • Ürün fiyatları mümkünse o ülkenin para birimi ile ifade edilmeli. En azından kendi para birimi cinsinden karşılığının ne olacağı belirtilmeli.
  • Farklı ödeme seçenekleri sunulması.     
  • Ürünün sahte olmaması.  Patent telif hakkı vb konularda alıcıların bunları control edebileceği bilgilerin sunulması, sertifikasyonlar gerektiren ürün ve hizmetlerin uluslararası geçerli olanların alınması ve web sitesinde duyurulması.   
  • Lojistik konusunda  yani malın depolanması, raflara yerleştirilmesi her bir bireysel siparişin paketlenmek üzere ilgili reyona alınması iş süreçlerinin e-ticarete ve e-ihracata uygun gerçekleştirilmesi. Gerekirse tüm bu işlemlerin, kargo işlemlerinin bunları  tamamen üstlenen firmalara devredilmesi
  • Hengi ülkelerde hangi sosyal ağlar popüler ise orada reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunulmaı
  • Uygun bir banka veya ödeme sistemleri hizmeti sunan aracı kurumlarla çalışılması.  

The post Eskişehir Sanayi Odası E-Ticaret/İhracat Webinar İçeriğinden Önemli Başlıklar appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/eskisehir-ticaret-odasi-e-ticaret-ihracat-etkinligi-konusma-iceriginden-onemli-basliklar/feed/ 0
Webinar İHRACAT 4.0 / E-TİCARET https://suleozmen.com/ihracat-4-0-e-ticaret/ https://suleozmen.com/ihracat-4-0-e-ticaret/#respond Thu, 21 May 2020 21:58:55 +0000 http://suleozmen.com/?p=2173 Webinar Sunumu Özeti

The post Webinar İHRACAT 4.0 / E-TİCARET appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>

Webinar Sunumu Özeti

The post Webinar İHRACAT 4.0 / E-TİCARET appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/ihracat-4-0-e-ticaret/feed/ 0
Covid – 19 Pandemi ve E-Ticaret (3) https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret-3/ https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret-3/#respond Thu, 21 May 2020 20:37:58 +0000 http://suleozmen.com/?p=2170 E-ticaret bir lojistik işidir iddiasının test edildiği bir dönemi yaşıyoruz aynı zamanda. Online siparişin artışıyla birlikte, e-ticaret ekosisteminde  lojistiğin, doğru […]

The post Covid – 19 Pandemi ve E-Ticaret (3) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
E-ticaret bir lojistik işidir iddiasının test edildiği bir dönemi yaşıyoruz aynı zamanda. Online siparişin artışıyla birlikte, e-ticaret ekosisteminde  lojistiğin, doğru ürünün doğru zamanda sipariş sahiplerine iletilmesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Arvato gibi, çeşitli sektörlerde online satış yapan firmalara e-ticaret lojistiği hizmeti sunan firmaların, geleneksel ticaret ekosisteminde daha önceden beri yer alan Aras, MNG, Yurtiçi Kargo gibi firmaların, Migros mağazalarından online siparişleri teslim eden Migros Hemen gibi oluşumların yanı sıra Getir, Banabi, İstegelsin, Glovo gibi online mecrada ortaya çıkan ve tedarik ettiği ürünleri nihai tüketiciye ulaştıran firmaların iş hacimlerini arttığını görüyoruz.

Amazon, Wallmart gibi çok büyük satış hacimleri olan dünyanın en büyük online satış yapan firmaları, özellikle depolarda ve sevkiyat sürecinde çalıştırmak üzere  binlerce yeni eleman  istihdam edeceklerini duyurdular. Ülkemiz de de benzer şekilde eleman artışına gittiklerini duyuran, depolama ve sevkiyat süreçlerinde iki yerine dönüşümlü olarak üç vardiyaya çıkaran firmalar duymaktayız.  E-ticaret sitelerinden ısmarlanan ürünlerin sevkiyatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle fiziksel mağazalarındaki elemanlarını sanal mağazalarının depolarında toplama ve paketleme işlerini yapmaya yönelten firmalar oldu. Bazı firmaların da fiziksel mağazalarını online mağazalarından gelen siparişleri hazırlamak için depo gibi kullandıklarını  görmekteyiz.

Ürün siparişinin online mecralardan web sitesinden veya mobil cihazlardan kabulünde artan trafiği yönetmek,  depolarda ürünlerin hazırlanması, elleçleme paketleme vb süreçlerin e-ticarete özel iş süreçleri olarak değerlendirmek mümkün, ancak arzın talebi karşılayamaması gibi sorunları ticaretin genel kuralları çerçevesinde değerlendirmek daha isabetli olur.  Bu dönemde online satışlarda madalyonun diğer tarafında da tedarik sürecinin yönetilmesi gerektiğini bunun da doğal olarak üterim ile alakalı olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Genel olarak e-ticaret perakende hacmi ele alındığında e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının arttığı, BKM gibi güvenilir kaynaklar ve araştırma şirketleri tarafından sürekli açıklanmaktadır.  BKM Genel Müdürü Sayın Soner Canko demeçlerinde, salgın sürecinde Internet üstünden yapılan kartlı alışverişin artmasının yanı sıra, daha önce internette hiç kullanılmamış kredi kartı sayısında da artışa işaret etmiştir. Bu durum e-ticaret adına salgın öncesinde öngörülen büyüme trendinden daha fazla bir büyümeye işaret etmektedir. Salgın geçtikten sonra artış hızı azalma eğilimi gösterse bile online satışlar artık farklı, yukarı yönde bir trend doğrusunda seyretmeye devam edecektir.

Internetin getirdiği en temel kolaylık olan mekandan ve zamandan bağımsız bilgi ile değer yaratmanın ilk adımlarını henüz atamayanlar da bu salgın ile birlikte iş yapış biçimlerini artık değiştirmenin zorunlu olduğunu görüp umuyorum ki bugünden yarının işletmeleri olmaları gerektiğinin farkına varırlar.  Artık tüketicilerinin eskisi gibi olmayacağını ve online deneyim yaşayan tüketicinin değiştiği ve değişeceği aşikar.  E-ticarette birinci evre Nasdaq balonunun sönmesiyle tamamlanmıştı. E-ticarette efsanelerin değil gerçeklerin ortaya çıktığı 2. evre sürmekteydi. Bundan sonra e-ticarette 3. evreyi yaşayacağımıza inanıyorum. Bu evreyi doğru değerlendirenlerin -elbette küresel değişimin getireceği yeniliklerden doğan belirsizlikleri de göz ardı etmeden -çıkış yapacağını en azından ayakta kalabileceğini, değerlendiremeyenlerin ise maalesef daha hızlı biçimde yok olacaklarını düşünüyorum.

The post Covid – 19 Pandemi ve E-Ticaret (3) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret-3/feed/ 0
Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (2) https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret-2/ https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret-2/#respond Thu, 21 May 2020 20:32:03 +0000 http://suleozmen.com/?p=2165 Online alışverişte e-ticaret şirketlerinin öncelikle dikkate alması gereken konu bu dönemde veya salgın sonrasında hatta her dönemde tüketicinin ihtiyaçlarını ve […]

The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (2) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
Online alışverişte e-ticaret şirketlerinin öncelikle dikkate alması gereken konu bu dönemde veya salgın sonrasında hatta her dönemde tüketicinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini öngörmesidir. Bu dönemde mevcut ve potansiyel tüketici gözünde fark yaratabilmek için, tüketicilerin tahmin edilebilir ihtiyaçlarının yanı sıra yaşam biçimlerindeki ve psikolojilerindeki değişikliğin getirdiği ve getireceği ihtiyaçları öngörme becerisi öne çıkmaktadır. İhtiyaçları öngörmek sadece buzdağının görünen kısmıdır. Tıpkı geleneksel ticarette olduğu gibi bunların tedarik edilmesi, depolanması ve doğru zamanda doğru tüketiciye iletilmesi ise planlanması gereken diğer önemli süreçler.

Fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanmasını tek başına ele alırsak, bu durum genel olarak tüm kategorilerdeki satışları farklı oranlarda etkileyecektir. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firma yöneticilerinin  demeçlerinden görüyoruz ki mobilya gibi sürpriz kategorilerde de online satışlar en azından salgının ilk haftalarında  devam etti. Ancak fiziksel alışverişi kısıtlama nedeni salgın olunca ve evde kalma bir zorunluluk halini alınca farklı ihtiyaçlar gündeme gelmeye başladı. Evde kalanlar tüm öğünlerini evde yemeye başlayınca hazır yemek siparişinden, evde yapılan yemek sayısındaki artış nedeniyle yemek soslarına kadar, atıştırmalıklardan gazlı içeceklere kadar online satışlar arttı.  Evde kalma zorunluluğu ve fiziksel alışverişlerin kısıtlanması keşistiğinde tüketiciler evlerinde daha önce önemsemedikleri veya almaya fırsat bulamadıkları eksikleri görmeye veya yeni yaşam biçimlerinin zorunlu kıldığı  araç gereçlere ihtiyaçları olduğunu fark etti. 

Uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ise hanelerin genelinde günlük yaşam rutinlerinde büyük değişimler yarattı. Online satış yapan bir teknoloji firması yöneticisi bu dönemde bilgisayar, tablet  ve televizyon satışlarındaki artışa işaret etti. 

Tüm bu ihtiyaçlar online satış siteleri için önemli fırsatlar doğurmakta. Bu fırsatlar sadece ürün satan firmalar için değil, hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar için de geçerli. Örneğin, spor salonları, çeşitli spor ve dans antrenörleri ve öğretmenleri. Online diyetisyenler, terapistler. Bir spor salonunun, spor malzemelerini evlere fiziksel olarak ulaştırıp kiraladıklarını, belirli saatlerde online mecralarda buluşup toplu spor aktiviteleri yaptırdıklarını görüyoruz. Evde kalma süreleri uzadığı için kilo alma riskini önlemek için online diyetisyenler, stres yönetimine yardımcı olmak isteyen online terapistlerin artışı da bu salgının etkisi.

Havayolu, konaklama ve seyahat, restoran ve eğlence sektörü bu dönemde en çok yara alan sektörler oldu. Ancak diğer taraftan online konser, sinema filmleri izleme ve online müze ziyaretleri için bağlantılar paylaşılmakta, online eğitim içerikleri ücretsiz olarak öğretmen ve öğrencilere açılmakta. Paylaşım ekonomisinin de pandemi kadar hızlı yayıldığına şahit oluyoruz. Eğitim, eğlence sektörü ve kültürel faaliyetlerde online mecraların kullanımı hızlı bir artış gösterdi. Büyük bir kısmı şimdilik ücretsiz sunulmakta. Ancak e-ticarette geleneksel ticaretteki gelir modelinden farklı gelir modelleri var. Bunu da gözden kaçırmamak gerekir. Tüketiciye ücretsiz sunulan hizmetlerden gelir elde etmenin yöntemlerine de ister istemez kafa yormak gereken bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca online mecralarda ücretsiz sunulan hizmetler, daha önce online alışveriş yapmamış olan bir potansiyel yaratıyor. Bu potansiyel gelecekte e-ticaret firmaları için değerlendirilmesi gereken bir potansiyel. Online alışveriş ile yeni tanışan kitleler oluştu, farkındalık arttı. Bu tüketicilerin salgın sonrasında da online alışverişe devam etme olasılıkları var. BKM verilerine göre, bu dönemde online alışverişlerde daha önce hiç kullanılmamış olan 3 milyon yeni kredi kartı kulanılmış.

The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (2) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret-2/feed/ 0
Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (1) https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret/ https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret/#respond Thu, 21 May 2020 20:22:04 +0000 http://suleozmen.com/?p=2161 Covid-19 ile birlikte e-ticaretin nereye doğru gittiğini ele alırken Covid-19’un gündemde kaldığı süreyi ve gündemden tamamen kalkmasa bile evde kalma […]

The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (1) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
Covid-19 ile birlikte e-ticaretin nereye doğru gittiğini ele alırken Covid-19’un gündemde kaldığı süreyi ve gündemden tamamen kalkmasa bile evde kalma zorunluluğu ve panik etkisinin bu denli fazla olmayacağı zamanı ayrı değerlendirmekte yarar var. Bunun yanı sıra e-ticareti,  her zaman vurguladığımız gibi, geleneksel ticaretten tamamen ayrı bir ticaretmiş gibi değerlendirmek de hatalı çıkarımlara neden olur. Covid-19’un geleneksel ticarete, sektörüne göre değişen olumlu ve olumsuz etkileri gibi, e-ticarete de ürün ve hizmet çeşitlerine göre değişen olumlu ve olumsuz etkileri olmaktadır. Küresel çapta ve ülke çapında sadece nihai tüketiciler arasında değil, işletmeler arasındaki  toplam ticaret hacminde düşüşler yaşanırken e-ticaretin bu düşen ticaret hacmi içindeki payının artmasını dikkatli okumak gerekir.

Online talep edilen ürünlerin özellikle bu dönemin yaşam tarzında ihtiyaç duyulan ürünler olduğu gözlenmekte. Salgın tehditi devam ettiği sürece fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanması, evde geçirilen sürenin artması, uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim sisteminin uygulanması, öncelikle tüketicilerin yaşam biçimlerinde değişiklik yarattı. Değişen yaşam biçimleri tüketicilerin ihtiyaçlarını ve bunları tedarik etme sürecini, kısacası alışveriş tutum ve davranışlarını etkiledi. Kişiler öncelikle hastalığa karşı korunma önlemi olduğuna inandıkları temizlik malzemelerine, dezenfektanlara, eldiven, maske ve bağışıklığı artıran vitamin ve takviye edici besinlere yöneldiler. Özellikle fiziksel mağazalarda  tükendiğini fark ettiklerinde, online satış yapan sitelerden bu ihtiyaçlarını tedarik etmeye çalıştılar.  

Maslow’un ihtiyaçlar hiyerarşisi bu dönemde de geçerliliğini gösterdi. Temel ihtiyaç olan yeme içme ihtiyacını karşılamaya yönelik hızlı tüketim ürünlerinin online siparişleri artış gösterdi. Burada hangi kategorilerde online satışların arttığı veya daha önce tutar olarak az olduğu için hiç istatistiklere bile girmeyen ürün kategorilerinde online satışların yapıldığını tekrarlamaya gerek yok. Bu verilerin güvenilir kaynaklardan,  haftalık günlük hatta saat bazında analizi gerekir. Bu kategorilerin hangileri olduğunu çeşitli araştırma şirketleri ve e-ticaret siteleri kendi sitelerinde ve basında kamuoyu ile sürekli paylaşmaktalar. Genel alışveriş trendinin yanı sıra e-ticaret sitesinde en az genel trend kadar önemli olan istatistikler kendi sitesine gelen trafik ve hangi kategorilerde satışların arttığı veya azaldığıdır. Bu analitikleri e-ticaret sitesi bizzat kendisi  ölçümleyip analiz etmelidir. Bu noktada onlie mecraların birçok değişkene göre ölçülebilir olması ve ölçebildiğiniz zaman yönetilebilir olduğunu da hatırlamakta yarar var.

The post Covid -19 Pandemi ve E-Ticaret (1) appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/covid-19-pandemi-ve-e-ticaret/feed/ 0
2017 yılında internetten yapılan kartlı işlemler 6 yıl öncesinin yıllık reel büyüme oranınını ancak yakaladı https://suleozmen.com/2017-yilinda-internetten-yapilan-kartli-islemler-6-yil-oncesinin-yillik-reel-buyume-oraninini-ancak-yakaladi/ https://suleozmen.com/2017-yilinda-internetten-yapilan-kartli-islemler-6-yil-oncesinin-yillik-reel-buyume-oraninini-ancak-yakaladi/#respond Mon, 22 Oct 2018 15:41:16 +0000 http://suleozmen.com/?p=2155 https://webrazzi.com/2018/07/13/2017-yilinda-internetten-yapilan-kartli-islemler-6-yil-oncesinin-yillik-reel-buyume-oraninini-ancak-yakaladi/

The post 2017 yılında internetten yapılan kartlı işlemler 6 yıl öncesinin yıllık reel büyüme oranınını ancak yakaladı appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://webrazzi.com/2018/07/13/2017-yilinda-internetten-yapilan-kartli-islemler-6-yil-oncesinin-yillik-reel-buyume-oraninini-ancak-yakaladi/

The post 2017 yılında internetten yapılan kartlı işlemler 6 yıl öncesinin yıllık reel büyüme oranınını ancak yakaladı appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/2017-yilinda-internetten-yapilan-kartli-islemler-6-yil-oncesinin-yillik-reel-buyume-oraninini-ancak-yakaladi/feed/ 0
Dropshipping Efsanesi mi Gerçeği mi? https://suleozmen.com/dropshipping-efsanesi-mi-gercegi-mi/ https://suleozmen.com/dropshipping-efsanesi-mi-gercegi-mi/#respond Fri, 09 Mar 2018 19:46:52 +0000 http://suleozmen.com/?p=2149 Dropshipping modeli ile e-ticaret yeniden mi keşfediliyor? Bir zamanlar Veri Madenciliği ile İstatistik yeniden keşfedilmişti. Son yılların çok konuşulan e-ticaret […]

The post Dropshipping Efsanesi mi Gerçeği mi? appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
Dropshipping modeli ile e-ticaret yeniden mi keşfediliyor? Bir zamanlar Veri Madenciliği ile İstatistik yeniden keşfedilmişti.

Son yılların çok konuşulan e-ticaret modeli: Dropshipping.  Bu aralar benden  e-ticaret ile bilgi almak isteyenlerin  neredeyse 10’da 9’u e-ticarete bu model ile girmek istediğini söylüyor.

“Nasıl yapayım, doğru bir iş modeli midir?”; “Dijital pazarlamayı iyi bilmek lazımmış” “Niş Pazara mı yönelmeliyiz?” vb. sorular, varsayımlar bazen de hayaller.

En iyisi ben en baştan söyleyeyim. Pek çok iş modeli gibi hiç kolay bir iş modeli değil.  Beklendiği gibi hemen büyük kazançlar elde etmek,  müşteriyi memnun ederek sürdürülebilir bir gelir elde etmek, öyle sanıldığı gibi oturduğun yerden “0” risk ile karlı satışlar yapmak her zaman mümkün değil.  

Yaklaşık 20 yıldan beri e-ticaret yapan bazı firmalar zaten bu yöntemi en baştan beri kullanıyordu. Model  yeni değil ancak “dropshipping” ismi yeni.  Yöntemde ise doğal olarak e-ticaret ekosistemindeki gelişmeye bağlı olarak bazı farklılıklar olsa da, stoksuz satış e-ticaretin ilk yıllarından itibaren yapılmakta.  

Bu model ile e-ticaret planlayanların amazon.com’un  kuruluş yılları başta olmak üzere e-ticaretin tarihçesine göz atmalarını tavsiye ederim. Bir de dropshipping modelinin ne kadar iyi bir model olduğunu anlatan yazıların yanı sıra dezavantajlarını, zorluklarını öğrenmelerini ve olumsuz tecrübelerini aktaran dropshipper’ları araştırıp onların yazdıklarını okumalarını öneririm.

The post Dropshipping Efsanesi mi Gerçeği mi? appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/dropshipping-efsanesi-mi-gercegi-mi/feed/ 0
Anlatmak ve anlamak https://suleozmen.com/anlatmak-ve-anlamak/ https://suleozmen.com/anlatmak-ve-anlamak/#respond Tue, 27 Feb 2018 14:29:08 +0000 http://suleozmen.com/?p=2140  Öğretim üyeliği kariyerime ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezun olduktan hemen sonra başladım ve  ders anlatmaya başladım. Yıllardır derslerimde konferanslarda, çeşitli seminer […]

The post Anlatmak ve anlamak appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
 Öğretim üyeliği kariyerime ODTÜ İşletme Bölümü’nden mezun olduktan hemen sonra başladım ve  ders anlatmaya başladım. Yıllardır derslerimde konferanslarda, çeşitli seminer ve eğitim programlarında anlatırım. Ancak anlattıklarımın dinleyenlere ne ölçüde yansıdığını, ne derece anlaşıldığını önemserim. Amaç sadece anlatmak olmamalıdır. Anlatanın anlattıklarını öğrenme sürecinde harcadığı emek ve zamana değdi mi? Eğer bir öğretmenlik ve eğitmenlik misyonunuz varsa bu önemlidir. Hiçbir zaman ben anlattım anlayan anlar, anlamayanların kendi sorunudur diyememişimdir. 

Son birkaç yıldır bu konuyu daha doğru tespit etmeye yönelik bir ödev uygulaması yapıyorum. Lisans öğrencilerime her hafta anlattıklarımdan ne anladınız şeklinde bir ödev veriyorum. Bu ödevlerde fark ediyorum ki anlattıklarımı çok iyi anlayanlar olduğu kadar tamamen hatalı algılayanlar da oluyor. Anlayamamak sıkıntılı bir konu değil ancak yanlış anlaşılmak gerçekten sıkıntılı bir durum. Üstelik yanlış anlaşılan konu eğer çok somut bir istatistiki bulgu ise.

İstatistik öyle bir konu ki zaten kasıtlı veya kasıtsız istatistik kullanarak karşı tarafı yanıltmak zaman zaman rastlanan bir durum. İstastistik ile yalan söylemek isimli bir kitap bile var. “How to Lie with Statistics” by Darrell Huff (Author),‎ Irving Geis (Illustrator)

Lisans programında verdiğim e-ticaret dersi ve yüksek lisans programlarında verdiğim iş analitiği ve araştırma yöntemleri derslerimdeki tüm öğrencilerimin özellikle buradan da dikkatini çekmek istiyorum. İstatistiksel bulgular  ve bu bulgularla ilgili yaptığım  yorumları çok daha dikkatli dinlemelerini  rica ediyorum. Aksi takdirde Şule Hoca’ın dersinde dinledik. Türkiye’de internet kullanan kişi yüzde X miş derken e-ticaret yapanların oranı olan Y rakamını dile getirirseniz işte o zaman beni de istatistik ile yalan söylemiş durumuna düşürmekten çok daha öte bir duruma düşürmüş olursunuz 🙂 

İyi dinlemek, doğru anlamak, daha da ötesinde, anladığını doğru ifade etmek çok da basit bir süreç olmuyor ne yazık ki…

The post Anlatmak ve anlamak appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/anlatmak-ve-anlamak/feed/ 0
Yeni Bir Yayın Dönemi Olması Ümidiyle… https://suleozmen.com/yeni-bir-yayin-donemi-olmasi-umidiyle/ https://suleozmen.com/yeni-bir-yayin-donemi-olmasi-umidiyle/#respond Thu, 22 Feb 2018 14:16:15 +0000 http://suleozmen.com/?p=2134 Bugün blog sitem için yeni bir yayın döneminin başlangıcı olmasını ümit ediyorum. İlk kişisel web sitem  bundan yaklaşık 20 yıl […]

The post Yeni Bir Yayın Dönemi Olması Ümidiyle… appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
Bugün blog sitem için yeni bir yayın döneminin başlangıcı olmasını ümit ediyorum. İlk kişisel web sitem  bundan yaklaşık 20 yıl öncesine dayanıyor. Şu andaki 4. versiyonu.  Bu versiyonunu sık sık blog yazısı yayınlamak amacıyla hazırlamıştık. Son birkaç yıldır bunu maalesef yapamadım. Ancak önümüzdeki günlerde sevgili öğrencilerim ve yazacağım konulara ilgi duyanlarla bilgilerimi ve fikirlerimi paylaşmayı arzu ediyorum.

Lafı uzatmayayım. Paylaşmak istediğim konuların  başında elbette e-ticaret var. Ayrıca Üniversitemin MBA programında büyük bir keyifle vermekte olduğum  İş Analitiği ve Araştırma Yöntemleri (Business Analytics and Research Methods) derslerimin konuları hakkında da yazmak istiyorum.

Bu hafta yazılarımla ilgili hazırlıklarıma başladım. Öncelikle Türkiye İstatistik Kurumu (tuik.gov.tr) sayfasından   

“Konularına Göre İstatistikler” sekmesinden,

“Bilim Teknoloji ve Bilgi Toplumu” bağlantısından, en son yıla ait

“Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmaları” ile

“Girişimlerde Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırmaları” dosyalarını bilgisayarımda ilgili klasöre kaydettim. Daha önce hazırlamış olduğum excel tablolarında analizler yapmak üzere, kendi formatımda düzenlemeye başladım.

Benzer şekilde Bankalararası Kart Merkezi (bkm.com.tr) sayfasından “Raporlar ve Yayınlar” sekmesinin en aşağısında yer alan “İnternetten Yapılan Kartlı Ödemeler” verilerini  ilk yayınlanmaya başladığı yıldan itibaren takip ediyorum. Bu arada her zaman BKM’nin  sayfasında yaptığı duyuruda belirttiği gibi “Raporlar BKM kaynak gösterilmeksizin yayınlanamaz”  kuralına uygun davranıyorum. Aynı şekilde TUİK kaynaklarını kullanırken de kaynak belirtiyorum. Hangi kaynak olursa olsun kullanılan kaynakları yazılarda, makalelerde ve konuşmalarada belirtmek çok önemli.  Sadece bir yazım kuralı değil, bu aynı zamanda değerli bir etik kuraldır.  

Yeni bir yayın dönemine başlarken yazılarımda akılda kalan bir mesaj vermek isterim. Bugünkünü de kaynak gösterme konusuyla bitireyim.

Kaynak göstermemek: “Aşırmak” Osmanlıca: “intihal etmek”. Başkasının eserinden parçalar alıp kendinin imiş gibi göstermek (Kaynak:  Türk Dil Kurumu) İngilizcesi ise “plagiarism”. Son yıllarda digitalleşmenin de sonucu, internette yayınlanan başta bilimsel çalışmalar olmak üzere blog yazılarına kadar alıntı derecesini ölçen programlar olduğunu da duymayanlara duyurmak isterim.

The post Yeni Bir Yayın Dönemi Olması Ümidiyle… appeared first on Kişisel blog sitesi.

]]>
https://suleozmen.com/yeni-bir-yayin-donemi-olmasi-umidiyle/feed/ 0