E-ticaret bir lojistik işidir iddiasının test edildiği bir dönemi yaşıyoruz aynı zamanda. Online siparişin artışıyla birlikte, e-ticaret ekosisteminde  lojistiğin, doğru ürünün doğru zamanda sipariş sahiplerine iletilmesinin ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Arvato gibi, çeşitli sektörlerde online satış yapan firmalara e-ticaret lojistiği hizmeti sunan firmaların, geleneksel ticaret ekosisteminde daha önceden beri yer alan Aras, MNG, Yurtiçi Kargo gibi firmaların, Migros mağazalarından online siparişleri teslim eden Migros Hemen gibi oluşumların yanı sıra Getir, Banabi, İstegelsin, Glovo gibi online mecrada ortaya çıkan ve tedarik ettiği ürünleri nihai tüketiciye ulaştıran firmaların iş hacimlerini arttığını görüyoruz.

Amazon, Wallmart gibi çok büyük satış hacimleri olan dünyanın en büyük online satış yapan firmaları, özellikle depolarda ve sevkiyat sürecinde çalıştırmak üzere  binlerce yeni eleman  istihdam edeceklerini duyurdular. Ülkemiz de de benzer şekilde eleman artışına gittiklerini duyuran, depolama ve sevkiyat süreçlerinde iki yerine dönüşümlü olarak üç vardiyaya çıkaran firmalar duymaktayız.  E-ticaret sitelerinden ısmarlanan ürünlerin sevkiyatında yaşanan sıkıntılar nedeniyle fiziksel mağazalarındaki elemanlarını sanal mağazalarının depolarında toplama ve paketleme işlerini yapmaya yönelten firmalar oldu. Bazı firmaların da fiziksel mağazalarını online mağazalarından gelen siparişleri hazırlamak için depo gibi kullandıklarını  görmekteyiz.

Ürün siparişinin online mecralardan web sitesinden veya mobil cihazlardan kabulünde artan trafiği yönetmek,  depolarda ürünlerin hazırlanması, elleçleme paketleme vb süreçlerin e-ticarete özel iş süreçleri olarak değerlendirmek mümkün, ancak arzın talebi karşılayamaması gibi sorunları ticaretin genel kuralları çerçevesinde değerlendirmek daha isabetli olur.  Bu dönemde online satışlarda madalyonun diğer tarafında da tedarik sürecinin yönetilmesi gerektiğini bunun da doğal olarak üterim ile alakalı olduğunu da göz ardı etmemek gerekir.

Genel olarak e-ticaret perakende hacmi ele alındığında e-ticaretin toplam ticaret içindeki payının arttığı, BKM gibi güvenilir kaynaklar ve araştırma şirketleri tarafından sürekli açıklanmaktadır.  BKM Genel Müdürü Sayın Soner Canko demeçlerinde, salgın sürecinde Internet üstünden yapılan kartlı alışverişin artmasının yanı sıra, daha önce internette hiç kullanılmamış kredi kartı sayısında da artışa işaret etmiştir. Bu durum e-ticaret adına salgın öncesinde öngörülen büyüme trendinden daha fazla bir büyümeye işaret etmektedir. Salgın geçtikten sonra artış hızı azalma eğilimi gösterse bile online satışlar artık farklı, yukarı yönde bir trend doğrusunda seyretmeye devam edecektir.

Internetin getirdiği en temel kolaylık olan mekandan ve zamandan bağımsız bilgi ile değer yaratmanın ilk adımlarını henüz atamayanlar da bu salgın ile birlikte iş yapış biçimlerini artık değiştirmenin zorunlu olduğunu görüp umuyorum ki bugünden yarının işletmeleri olmaları gerektiğinin farkına varırlar.  Artık tüketicilerinin eskisi gibi olmayacağını ve online deneyim yaşayan tüketicinin değiştiği ve değişeceği aşikar.  E-ticarette birinci evre Nasdaq balonunun sönmesiyle tamamlanmıştı. E-ticarette efsanelerin değil gerçeklerin ortaya çıktığı 2. evre sürmekteydi. Bundan sonra e-ticarette 3. evreyi yaşayacağımıza inanıyorum. Bu evreyi doğru değerlendirenlerin -elbette küresel değişimin getireceği yeniliklerden doğan belirsizlikleri de göz ardı etmeden -çıkış yapacağını en azından ayakta kalabileceğini, değerlendiremeyenlerin ise maalesef daha hızlı biçimde yok olacaklarını düşünüyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.