Online alışverişte e-ticaret şirketlerinin öncelikle dikkate alması gereken konu bu dönemde veya salgın sonrasında hatta her dönemde tüketicinin ihtiyaçlarını ve beklentilerini öngörmesidir. Bu dönemde mevcut ve potansiyel tüketici gözünde fark yaratabilmek için, tüketicilerin tahmin edilebilir ihtiyaçlarının yanı sıra yaşam biçimlerindeki ve psikolojilerindeki değişikliğin getirdiği ve getireceği ihtiyaçları öngörme becerisi öne çıkmaktadır. İhtiyaçları öngörmek sadece buzdağının görünen kısmıdır. Tıpkı geleneksel ticarette olduğu gibi bunların tedarik edilmesi, depolanması ve doğru zamanda doğru tüketiciye iletilmesi ise planlanması gereken diğer önemli süreçler.

Fiziksel alışveriş imkanının kısıtlanmasını tek başına ele alırsak, bu durum genel olarak tüm kategorilerdeki satışları farklı oranlarda etkileyecektir. E-ticaret sektöründe faaliyet gösteren firma yöneticilerinin  demeçlerinden görüyoruz ki mobilya gibi sürpriz kategorilerde de online satışlar en azından salgının ilk haftalarında  devam etti. Ancak fiziksel alışverişi kısıtlama nedeni salgın olunca ve evde kalma bir zorunluluk halini alınca farklı ihtiyaçlar gündeme gelmeye başladı. Evde kalanlar tüm öğünlerini evde yemeye başlayınca hazır yemek siparişinden, evde yapılan yemek sayısındaki artış nedeniyle yemek soslarına kadar, atıştırmalıklardan gazlı içeceklere kadar online satışlar arttı.  Evde kalma zorunluluğu ve fiziksel alışverişlerin kısıtlanması keşistiğinde tüketiciler evlerinde daha önce önemsemedikleri veya almaya fırsat bulamadıkları eksikleri görmeye veya yeni yaşam biçimlerinin zorunlu kıldığı  araç gereçlere ihtiyaçları olduğunu fark etti. 

Uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ise hanelerin genelinde günlük yaşam rutinlerinde büyük değişimler yarattı. Online satış yapan bir teknoloji firması yöneticisi bu dönemde bilgisayar, tablet  ve televizyon satışlarındaki artışa işaret etti. 

Tüm bu ihtiyaçlar online satış siteleri için önemli fırsatlar doğurmakta. Bu fırsatlar sadece ürün satan firmalar için değil, hizmet sektöründe faaliyet gösteren firmalar için de geçerli. Örneğin, spor salonları, çeşitli spor ve dans antrenörleri ve öğretmenleri. Online diyetisyenler, terapistler. Bir spor salonunun, spor malzemelerini evlere fiziksel olarak ulaştırıp kiraladıklarını, belirli saatlerde online mecralarda buluşup toplu spor aktiviteleri yaptırdıklarını görüyoruz. Evde kalma süreleri uzadığı için kilo alma riskini önlemek için online diyetisyenler, stres yönetimine yardımcı olmak isteyen online terapistlerin artışı da bu salgının etkisi.

Havayolu, konaklama ve seyahat, restoran ve eğlence sektörü bu dönemde en çok yara alan sektörler oldu. Ancak diğer taraftan online konser, sinema filmleri izleme ve online müze ziyaretleri için bağlantılar paylaşılmakta, online eğitim içerikleri ücretsiz olarak öğretmen ve öğrencilere açılmakta. Paylaşım ekonomisinin de pandemi kadar hızlı yayıldığına şahit oluyoruz. Eğitim, eğlence sektörü ve kültürel faaliyetlerde online mecraların kullanımı hızlı bir artış gösterdi. Büyük bir kısmı şimdilik ücretsiz sunulmakta. Ancak e-ticarette geleneksel ticaretteki gelir modelinden farklı gelir modelleri var. Bunu da gözden kaçırmamak gerekir. Tüketiciye ücretsiz sunulan hizmetlerden gelir elde etmenin yöntemlerine de ister istemez kafa yormak gereken bir dönemi yaşıyoruz. Ayrıca online mecralarda ücretsiz sunulan hizmetler, daha önce online alışveriş yapmamış olan bir potansiyel yaratıyor. Bu potansiyel gelecekte e-ticaret firmaları için değerlendirilmesi gereken bir potansiyel. Online alışveriş ile yeni tanışan kitleler oluştu, farkındalık arttı. Bu tüketicilerin salgın sonrasında da online alışverişe devam etme olasılıkları var. BKM verilerine göre, bu dönemde online alışverişlerde daha önce hiç kullanılmamış olan 3 milyon yeni kredi kartı kulanılmış.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.