Kobilife Ağustos 2011 Sayısı
KOBİLİFE dergisinin bu sayısında ele alınan  sosyal medya, son yıllarda trend olan konulardan biri. Ancak, hakkında çok konuşulmasına rağmen hala birçok kişi ve işletme için adeta belirsizlikler yumağı. Bir kısmı, sosyal medyanın bireysel ve toplumsal hayata, iş hayatına nasıl bir etkisi olacağını merak ederken, bir kısmı bu mecrayı  bir dedikodu alanı veya saklı kalması gereken özel bilgilerin paylaşıldığı alan olarak yorumluyor. Aslında işletmelerin çoğunluğu henüz bu yeni mecranın dinamiklerini  çok net anlamıyor ve bunun sonucunda nasıl bir yarar veya zarar getireceğini  kestiremiyor.  Ancak olması gereken şu ki işletmelerin bu mecrayı öncelikle tanımaları gerekir. Ardından da kendi işleri için  fayda sağlayacağını öngörürlerse sosyal medyayı doğru kullanma ve yönetme becerisi edinmeleri gerekir.
Sosyal medya en kısa tanımıyla İnternet sayesinde kullanıcıların yarattığı içeriğin yer aldığı, paylaşıldığı, yayıldığı platformlar, ortamlardır. Diğer bir ifade ile, İnternet kullanıcıları Web 2.0 teknolojileri sayesinde, yazdıkları yazıyı, kaydetmiş oldukları bir ses veya çekmiş oldukları fotoğrafı veya görüntüleri İnternette yayınlayarak diğer kullanıcılar ile paylaşabilirler ve  yoruma açabilirler. Başka kullanıcıların benzer içeriklerini iletişimde oldukları tanıdıklarıyla paylaşıp yorumlayabilirler. Kulaktan kulağa duyulmasını, dilden dile yayılmasını bu mecralar sayesinde çok geniş kitlelere ulaşmasını sağlayabilirler. Bunu yaptıkları ortamlar genellikle facebook gibi sosya paylaşım siteleri, twitter gibi mini blogging siteleri veya kendilerinin kurdukları veya takipçisi oldukları blog siteleri olabilir. Bu mecralar metin, fotoğraf, video  gibi farklı formatlarda içeriğin her türlüsünün paylaşıldığı mecralar olabilir veya sadece video, sadece fotoğraf paylaşımlarının yapıldığı, youtube, flicker benzeri siteler veya sadece ilgilendikleri konu nedeniyle biraraya gelen  toplulukların yazdığı takip ettiği tematik bloglar olabilir.  İnternetten erişimin üyeler tarafından kolaylıkla sağlandığı bu siteler sosyal ağ siteleri olarak nitelendirilmekte ve kullanıcıların yarattıkları içeriklerin çok hızlı biçimde  paylaşılmasına ve yayılmasına olanak sağlamaktadır.
Sosyal medyada paylaşılan içerik;  bir işletme, bir ürün veya hizmetle ilgili olabilir.   Bu içerikler bir blog sitesinde tamamen marka bağımsız olarak hazırlanmış veya paylaşılmış olabilir. Örneğin bir gezi sitesi, otomobil meraklısı olan bir kişinin sitesi, bir yemek sitesi, bir moda veya sporla ilgili bir site olabilir.  Dolayısıyla sosyal medyanın işletmelere nasıl bir fayda sağlayacağını belirlemek için öncelikle bu medyanın farklı platformlarda farklı amaçlara hizmet ettiğini netleştirmekte yarar var.  Örneğin ilk grupta toplanan paylaşım sitelerinde, işletmeler, kendileri veya ürün ve hizmetleri için hesaplar açarak erişilebilir olurlar ve kendi stratejileri doğrultusunda tanıtımlarını yapabilirler. Geleneksel mecrada sürdürdükleri pazarlama iletişimlerinden kopuk olmayan ve onu tamamlayacak bir biçimde bu yeni medyayı kullanabilirler. Ancak bu medyada sadece kendi yayınladıklarının değil, kullanıcıların da her türlü içeriği üretip yayınlayıp  geniş kitlelerle paylaşabileceklerinin farkında olmaları gerekir.  Üstelik bu içerikler ve yorumlar işletmelerin lehine veya aleyhine olabilir. Şikayetler  içerebilir,  firmayı sarsacak, satışlarını etkileyecek boyutlara da varabilir. İşte bu noktada nasıl davranmaları gerektiği, olumsuz yorumlara karşı nasıl bir yöntem izleyecekleri ve bunu nasıl telafi edecekleri önemlidir. Bu ve benzeri durumlara karşı  önceden hazırlıklı olmaları ve nasıl bir yöntem izleyeceklerini planlamalarında yarar vardır. Sonuçta konu iletişim sürecinin yönetilmesi konusudur. Kritik olan ise İnternetin ve sosyal ağların doğası gereği içeriğin kartopu etkisiyle yayıldığını, paylaşıldığını dikkate almak ve gelişen her türlü olumlu veya olumsuz durumda aksiyonların dakikalar içinde alınması gerektiğini bilmektir. Sosyal medya’daki letişimde tutarlı, proaktif ve her an tetikte olmakta yarar vardır.  Hızlı davranırken panik içinde olmak yarardan çok zarar getirir.
İşletmelerin soyal medyayı pazarlama iletişimlerini gerçekleştirecekleri bir mecra olarak görmelerinde yarar vardır.  İşletmeler bu mecraları kullanarak  potansiyel veya mevcut müşterilerine kendilerini, ürünlerini ve hizmetlerini çok daha detaylı anlatma fırsatı yakalarlar. Görselleriyle, ürün ve hizmet açıklamalarıyla, diğer kullanıcıların yaşadıkları tecrübelerin paylaşımlarıyla etkin ve verimli bir tanıtım yapabililer. Kampanyalar düzenleyerek bu kampanyaların hızlı ve geniş kitleler tarafından duyulmasını sağlayabilirler. Yoruma açık bir paylaşım sitesinde yer aldıklarında, soyal ağlarda kullanıcı ve müşterileriyle arkadaş olduklarında veya kendilerini takip etmelerini sağladıklarında onlarla yakın ve birebir temasta olmanın tüm avantajlarını elde ederler. Kendileri için çok değerli olan müşteri beklenti ve ihtiyaçlarını aracısız olarak bu mecraları kullanan müşterilerinden elde edebilirler. Üstelik böyle bir medya etkileşimli olduğu için eski medya plartformlarından farklı olarak anında geri iletim ve karşılıklı konuşma ve bilgi alışverişi yapma olanağı sağlar. Bunların dışında kendi ürün ve hizmetleriyle ilgili  içerik üreten blog sitelerine reklam vererek muhtemelen kendilerinin potansiyel hedef kitlesi içinde yer alan  site takipçilerine doğrudan ulaşmış olurlar.
Sonuçta, sosyal medya işletmeler için öncelikle bir iletişim platformudur.  İşletmeler nasıl geleneksel mecralarda tüketicileriyle yüzyüze veya radyo, gazete ve TV gibi kanallardan yazılı, görsel, işitsel iletişim kuruyorlarsa, sosyal mecralardan da  tüketicileriyle veya tedarikçileriyle iletişim kurabilirler. Önemli olan bir işletmenin iletişim ve tanıtım stratejisi olması ve bir araç, bir mecra olan sosyal medyayı  diğerleriyle entegra biçimde kullanmasıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir