KOBİ  Kendi İş Tanımını Yapabiliyor  mu,  Hedef Müşterisini  Tanıyor mu?
KOBİLİFE Dergisi Ekim 2010 Sayısı

KOBİ kelimesi  ile, e-ticaret, e-destek, e-cozum, e-pazarlama, dijital reklam, sosyal mecra  gibi “e”nin -türevi  olan bazı kelimeleri  bir araya getirerek İnternet üstünden aramalar gerçekleştirdim.  Aynı arama sözcüğüyle ekranıma yansıyan, fakat birbirinden çok farklı amaçlara yönelik,  farklı işler yapan ve farklı müşterileri hedefleyen işletme ve kurumlara ait web sitelerini bir arada gördüm. Bunlar ekranda kullandığım anahtar sözcüğe  göre sıralandığına göre;  bir olasılık, sözcüklerin bir kısmı  çok genel terimler olduğu  için o kelimenin geçtiği birbirinden farklı amaçlara yönelik web siteleri karşıma çıkmıştı. Bir diğer olasılık ise karşıma çıkan bu web siteleri kendi  iş tanımlarında hata yapmıştı.    Diğer bir ifadeyle kendileriyle uzaktan yakından ilgili ne kadar anahtar sözcük varsa hatta rakiplerinin söylemlerini içeren terimler varsa, hepsini ya satın alarak ya da arama motorlarının yakalaması için sitelerinde gereken vurgulamayı yaparak ön plana çıkmak istemeleri olabilirdi.
Sonuçta, bir kez daha bilgi kirliliği ve içeriklerin yansıtılması  konusundaki karmaşıklığa şahit oldum. Bu yazımda sizlerle bu konuyu paylaşmak istedim.  Amacım, bu bağlamda KOBİ’lerimizin sanal dünyada öncelikle kendi işlerini tanımlamasına, daha sonra da müşterileriyle ve diğer paydaşlarıyla paylaşmasına ilişkin bazı noktaları vurgulamak.
Hepimizin şahit olduğu üzere İnternet çağında “arama” kelimesini kullanırken ilk akla gelen arama eylemi  sanal dünyada  bilgi aramak. Google başta olmak üzere arama motorlarını kullanarak bu eylemi gerçekleştirmek.   Fakat, arama kelimesinin ingilizce karşılığı olan  “search” kelimesinin  içinde, araştırma, inceleme anlamlarını da barındığını görüyoruz.  “Arama” kelimesinin  işlevsel anlamda  bize çağrıştırdığı bir diğer durum ise kaybolan  bir nesneyi, bir kişiyi bulmak  için yapılan eylem.  İnternet’te yazılı, sesli, görsel bilgiler öylesine inanılmaz boyutlara erişti ki  arama yapanların kaybolma hızı her geçen gün artıyor.  
Öyleyse sanal dünyada var olan KOBİ’lerin İnternet’te kaybolmamak için süreklilik arz eden bir çaba sarfetmeleri  gerekiyor. Sanal dünyanın  kalabalığı  arasında kaybolma probleminin çözümü  ilk etapda Arama Motoru Pazarlaması, Optimizasyonu yaparak KOBİ’lerin ilgili aramalarda ön sıralarda çıkmasını sağlamak olarak verilir.  Fakat  sanal dünyada kaybolma probleminin bir başka nedeni daha var. KOBİ’lerin  kendileri, ürün ve hizmetleri hakkındaki bilgileri sanal dünyada ifade etme şekillerinde yaptıkları hatalar. KOBİ’nin işini tanımlaması tarif etmesi sanıldığı kadar kolay olamıyor.  Örneğin yaptığı işi anlatması, bunu kaliteli ve ucuza sağlıyor olmasını belirtmesi yani herkesin bağıra bağıra duyurmak istediği benzer söylemlerle sanal dünyada var olmaya çalışması hiç yeterli değil. Kalabalığın arasında kaybolurken bir de ses ve görüntü kirliliği yaratarak tepki toplamak işten bile değil.
Bu duruma düşmemek için önermek istediğim çözümlerden birisi işin başından itibaren kaybolmamaya odaklanmak. Belki de o kalabalığa, yani genel terimlerle arandığınızda o genel küme içine hiç girmezseniz, bağırmak durumunda kalmayabilirsiniz. İzlenmesi gereken yol, İnternet’ten sizi arayan ama sizin gerçekten hedeflediğiniz müşterilerinize, hangi özelliğinizi ön plana çıkarmak istemenizle ilgili. Ürün ve hizmeti tarif ederken bunları  sadece fiziksel özellikleriyle değil,  alıcısına sağlayacağı değerleri ile birlikte aktarmak. Tatil mi satıyorsunuz? Arama kutusuna her “tatil” yazanın karşısına çıkmak, eğer hedeflemediğiniz tüketicileri de sizin sitenize yönlendirecekse çok anlamlı değil. Bir de üstelik bu kadar pahalı bir anahtar sözcüğe yatırım yapmak soru işareti. Ama eğer dinlenmek veya  eğlenmek veya 0-6 yaş grubu çocuk sahibiyse onları da tatil köyünün kreşine bırakabilecekleri gibi artı değerler sunuyorsanız belki de bu nedenle müşterinizin tercih nedeni siz olacaksınız.  Bu durumda kendinizi sanal dünyada ifade ederken rekabet avantajı sağlayacağını düşündüğünüz, farklılaştırdığınız özelliklerinizi ön plana çıkarmalısınız. İnternetten arama yapan kitle genel tüketici kitlesiyle karşılaştırıldığında ne aradığını daha iyi bilen bir kitle.
Sunduğunuz hangi fayda  nedeniyle tercih edileceğinizi  ise  en iyi KOBİ’nin sahibi veya yöneticisi olanların bilmesi beklenir. Her zamanki gibi ticaretin, pazarlamanın kuralı gelenekselde ve sanal dünyada örtüşüyor. Siz ne yaptığınızı yani “kim” için “ne” ürettiğinizi biliyorsanız her iki platformda da    kaybolmazsınız.  Sorunun çözümünde izlenmesi gereken yöntem  her durumda benziyor. Sorunu yaratan sebepleri ortadan kaldırmak…
Yani ne web tasarımcısı veya web yöneticisi  ne de arama motoru optimizasyonunda teknik konularla ilgilenen paydaşlara bu konuyu delege etmek doğru olmaz.

“Sanal Evren’de Kaybolmayan Bir KOBİ Olmak!”, yazısına 2 yorum yapıldı.

  1. Taner Girgin

    Değerli Hocam,

    Değer sunmak, “me too” stratejisi gütmeyen herkesin yapması gereken birşey. Hayatın olmazsa olmazı. Değer yaratmıyorsak neden varız ki?

    Değer sunmak yaptığı işi ve müşterileri analiz etmeyi gerektiriyor. Bu bir yolculuk. Ancak meşhur sözde anlatıldığı gibi her yolculuk bir adımla başlar. KOBİlerin bu konuya eğilmek istemesi çok önemli. Küçük küçük iyileştirmeler zaman içinde büyük bir değişim yaratır.

    Bu anlamda bir KOBİ nin internet sitesi üzerinde bir kere çalışılıp bir kenara bırakılmamalıdır diye düşünüyorum. Güncelleştirmeler, küçük iyileştirmeler çok önemlidir. Ziyaret ettiğim bazı KOBİ sitelerinde gördüğüm ise, sitenin içeriğinin bir kere düzenlenmiş olduğu ve sonrasında yanına yaklaşılmadığı izlenimi verdiği.

    Umarım sizin gibi uzmanların bu gibi çalışmaları KOBİlerin internet varlıklarının kalitesini artırmak için yönlendirici olur.

    Saygılarımla..

  2. E-Tohum İzmir, Sosyal Medya ve Sosyal Hayatım

    […] Yıllardan beri okumaya, takip etmeye doyamadığım bloga sahip A. Selim Tuncer, Kobilife’daki yazılarının sıkı takipçisi olduğum Şule Işınsu Özmen ve artık bana bir çeşit […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.