Kobilife Şubat 2010 Sayısı
Geçtiğimiz son birkaç hafta içinde çeşitli üniversitelerin öğrenci kulüplerinin düzenlediği etkinliklerde konuşmacı veya dinleyici olarak yer aldım. Bu etkinlikler öylesine profesyonelce organize edilmiş ve katılımcılarına değer yaratan etkinliklerdi ki bu sayıda KOBİ’lerle bunları paylaşmak istedim. Amacım onların bu etkinliklerde üstlenebilecekleri rolleri ve kendilerine sağlayabilecekleri faydaları ortaya koymak.

Bu etkinliklerden bir tanesi Eskişehir’de Anadolu Üniversitesi Pazarlama Kulübü olan Marketing Anadolu Kulübünün düzenlediği “Sıfırın Altında Marketing” Pazarlama Konferansı. Aralık 2009’da dördüncüsü düzenlenen ve iki gün süren bu konferansın sloganı KRİZ’i dondurmak gerek…

Bu kulübün amacı; pazarlama dünyasının önde gelen isimleriyle üniversite öğrencilerini bir araya getirerek öğrencilerin pazarlama hakkında bilgilenmesini sağlamak, değişen ve gelişen iş dünyasıyla öğrenciler arasında bir köprü oluşturmak. Konferansın amacını şöyle ifade etmişler. Sıfırın Altında Marketing ’09 da sektörün duayenleri ile krizi dondurmanın yollarının aranacağı dop dolu 2 gün! http://www.uniaktivite.net/aktiviteler/11837/sifirin_altinda_marketing_09

Katıldığım bu konferansta konuşmacıların ortak özelliği interaktif pazarlama konusundaki uzmanlıklarıydı. Yaklaşık 450 kişilik salon tamamen dolu ve ilgi düzeyi çok yüksekti. Bu konferans esnasında uygulamaya yönelik, başarılı ve herşeyden önemlisi örnek alınabilecek strateji ve taktikleri dinlerken, keşke bu pazarlama uzmanlarının anlattıklarından daha fazla kişi faydalanabilse diye içimden geçirdim. Eskişehir’in KOBİ’leri, mikro işletmeleri eminim ki bu konferansı takip edebilselerdi hem duydukları yenilikleri kendilerine uyarlama fırsatı yakalayabilirler hem de bilgi paylaşımı için Eskişehir’e davet edildiklerinde samimiyetle bu daveti kabul eden bu uzmanlardan öğrenmek istediklerini rahatlıkla onlara sorabilirlerdi.

Üniversitelerde öğrencilerin oluşturduğu ve büyük özveriyle çalıştıkları kulüplerin düzenlediği etkinliklerin öğrencilere yönelik olması doğal, ama böylesine profesyonelce ve değer yaratan konferanslara katılacakların bir bölümünün o yörenin işletmelerinden oluşmasının çok önemli faydalar sağlayacağına inanıyorum. Hem katılan işletme yönetici ve çalışanlarının bilgilerini yenilemeleri açısından hem de öğrenci kulüplerini daha yakından tanıyarak onların bu etkinliklerine sponsorluk ve benzeri destekler sağlamaları açısından.

Ocak 2010 içinde katıldığım bir diğer etkinlik ise kendini Marmara Üniversitesi’nin dinamik ve yenilikçi kulübü olarak konumlandıran Değişim Yönetimi Kulübü’nün düzenlediği, iki günlük bir organizasyon olan “Dünyayı değiştiren güç İNOVASYON” semineri. Turkcell, Unilever, IBM, Henkel gibi şirketlerin ve konunun uzmanı katılımcıların konuk olduğu etkinliğin amacı; kulübün öncelikle ilgi çektiği konulardan biri olan inovasyonu öğrencilere tanıtmak. Konferansın tantımına aşağıdaki sözlerle devam ediyorlar. “İnovasyonun Türkiye’de ne ölçüde tanındığını ve önem verildiğini öğrenmek. Geleceğin dünyasını ve öğrencilerin bu konuya nasıl yaklaşması gerektiğini tespit etmek.Üniversite öğrencilerine inovasyona önem veren ar-ge çalışmaları yapan şirketlerin önemini benimsetmek. En önemlisi de inovasyonu bir yaşam tarzı haline getirmek”. (http://www.uniaktivite.net/aktiviteler/12070/dunyayi_degistiren_guc_inovasyon)

KOBİ’lerin, böyle bir etkinlikte yer almalarının onlara sağlayacağı faydayı yine bu klubün inovasyonla ilgili organizasyonu tanıtmak amacıyla hazırladıkları metinden alıntıyla ifade etmek isterim.

Neredeyse bir ülkenin bilim ve teknolojisininin tüm bileşenlerini içine alan inovasyonun başarıyla yürümesi için öncelikle toplumun her kesiminin bunu benimsemesi ve desteklemesi gerekiyor.

Toplumun her kesiminin yenilikleri, inovasyonu benimsemesi gerektiği gibi üniversite öğrencileri ve onların değer yaratan faydalı aktiviteleri de toplumun ilgili tüm kesimleri tarafından benimsenmeli ve desteklenmeli. Bu öğrenciler her gün işim gereği birlikte olduğum üniversite gençliği. Üniversitelerimizin pırıl pırıl gençlerinin kurdukları kulüpleri ve bu kulüplerde özveriyle ve büyük disiplinle çalışan öğrencilerin çalışmalarını her gördüğümde büyük gurur duyuyorum. Bunca yıldır katıldığım onlarca akademik ve sektörel toplantı, seminer ve konferanslar ile karşılaştırdığımda bu gençlerin düzenledikleri organizasyonlara hayran kalmamak elde değil. Benzerlerinden çok daha profesyonelce planlanmış, bir zorunluluğu yerine getirmek için değil gerçek bir fayda sağlamaya yönelik, içeriği güncel, sektörden, akademik dünyadan, yurt dışından çok değerli konuşmacıların davet edildiği, katılımcılarının büyük bir coşku ve heyecanla dinledikleri organizasyonlara imza atıyor bu üniversite kulüpleri.

Ocak ayı içinde panelist olarak yer aldığım bir Üniversite etkinliği de Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisleri Topluluğu’nun düzenlediği Data Mining (Veri Madenciliği) paneliydi. Veri Madenciliği konusunda uzmanlaşmış büyük firmaların yetkililerinin uygulamaya yönelik verdiği bilgiler hem öğrenciler hem de paneli izleyen ilgili öğretim üyeleri tarafından çok faydalı bulundu.

Bu konferansta katılımcılar arasında genç bir e-girişimci vardı. www.uniaktivite.net sitesinin genel koordinatörü. Kendisinin toplantıya katıldığından haberim olmadan önce Kulüp yöneticisi olan öğrenci arkadaşlara, düzenlenen bu etkinlikle ilgili haberlere göz atmak için arama motorundan ararken, duyurularına bir siteden eriştiğimden bahsettim. Söz ettiğim site www.uniaktivite.net’di . Bu site, üniversite kulüplerinin aktivitelerinin duyurulduğu, etkileşimli, yorum eklenebilen, paylaşıma izin veren, geçen haftanın yazı konusu olan Web 2.0 uygulamalarının yapılabildiği bir çeşit sosyal ağ sitesi, üniversiteliler medyası . 2009 yılında Türkiye’nin önemli web sitesi yarışmalarından biri olan Altın Örümcek’te “Topluluk / Sosyal İletişim” kategorisinde “Halkın Favorisi” ödülüne layık görülmüş bir site. Konumuzla bağlantısı dolaylı da olsa, KOBİ’ler için önemli bir emsal teşkil edecek bir gerçeği burada dile getirmek yerinde olacak. Genç e-girişimcilerin kurduğu bu site gibi ülkemizde çok farklı alanlarda faaliyet gösteren başarılı e-ticaret siteleri her geçen gün yayılmakta. Genç ve dinamik nüfusumuz sayesinde e-dünyada söz sahibi işletmelerimizin ortaya çıkması üstelik kurucularının 20’li yaşlarda 30’lu yaşların yaşlarda başında olması ülkemiz adına umut verici bir gelişme.

Yakın tarihte şahit olduğum bu etkinlikler dışında yıllardır katıldığım ve önümüzdeki günler için davet edildiğim etkinlikler söz konusu. Şubat ayı içinde E-Ticaret konusunda bir seminer vermek için gideceğim Bursa Uludağ Üniversitesi’ndeki etkinliği organize eden yine bir Üniversite Kulubü olan Dış Ticaret ve Lojistik Topluluğu. Bu seminer, IV. Lojistik Günleri olarak adlandırdıkları aktiviteler zincirinin bir parçası. Seminerler dizisinin bitiş tarihi ise dikkat çekici. Aralık 2010, yani yıl boyu bu etkinlikleri sürüyor.

Bu yazıda vurgulamak istediğim iki konudan bir tanesi bu etkinliklerden o bölgelerdeki işletmelerin de haberdar olabilmesi ve ilgi alanları doğrultusunda çalışanlarıyla bu konferans ve seminerleri dinlemeye gelmeleri. Öğrenci olmadan bu konferanslar dizisine katımak isteyen bir ilgili benzer bir soruyu yukarda sözünü ettiğim sosyal ağ sitesi üstünden etkinlikten sorumlu olan kulüp yöneticisine iletiyor. Dışardan katılım mümkün mü? Bu gösteriyor ki böyle bir olanaktan haberdar olanlar konuyla ilgilenecek ve katılmak isteyecekler. Bu konferans ve seminerlere KOBİ’lerin katılmaları konusunu üniversite kulüp yönetimlerinin her iki tarafa da değer yaratacak şekilde organize edeceklerinden şüphem yok. Yeterki, KOBİ’lerle kulüpler ortak bir platformda buluşma, görüşme fırsatı yakalasın.

Üniversitelerdeki öğrenci kulüplerinin KOBİ’lerle eğitim işbirliği çerçevesinde bir alternatif adres olması tamamen bir kazan kazan durumu ortaya çıkaracaktır. Öğrenci kulüplerinin profesyonelliği tezat bir kelime olacak ama aslında amatör ruhla gerçekleşmekte. Örgütlenme biçimlerinde ve yapılması gereken ve yapılacak işler konusunda, görev dağılımında son derece organizeler ve her biri bir diğerinin işini kolaylaştırmaya çalışıyor. Bu organizasyonların çoğundaki kulüp üyelerinin özverilerinin bir göstergesi olan ve beni her seferinde çok etkileyen bir diğer durum da şu olmuştur. Etkinlik süresince kulüpteki görevli öğrencilerin aslında her oturumu ve konuşmayı takip etme şansını yakalayamaması. İki günlük bir organizasyonda bir yandan şehir dışından davet edilen konuşmacıları ağırlarken onların konaklamalarıyla yakından ilgilenirken bir yandan da yüzlerce sayıda katılımcının misafir edildiği bir konferansın planlanan düzen içinde devamını sağlamak söylendiği kadar kolay bir süreç değil. Konferans sonunda etkinlikten yüzlerinin akıyla çıkan kulüp üyelerinin kutlama partilerine kaldığımda onların başarılarını kutlama coşkularına şahit olmanın keyfini yaşarım.

Üniversitelerdeki öğrenci kulübü organizasyonlarında yıllardır konuşmacı, moderatör, panelist ya da dinleyici olarak yer alıyorum. Marmara Üniversitesinde görev yaptığım yıllar boyunca da danışmanlığını yaptığım kulüplere destek olmaya, gençlerin yanlarında olmaya çalıştım. Gittiğim etkinliklerde bunu yapan çok değerli danışman hocalarla tanışma fırsatı buldum. Cumartesi, Pazar günlerinde gerçekleşen etkinliklerde bile tüm gün öğrencilerini yalnız bırakmayan danışman hocalarıyla, üniversitenin idarecileriyle zaman zaman bu konuları paylaştık. Hepimizin ortak görüşü şu ki, öğrenciler bu organizasyonları çok iyi yapıyorlar ve desteklenmeyi hak ediyorlar. Bu sayıda, bu konuya yer vermemin bir nedeni de işte bu destek konusu. KOBİ’lerimiz, işletmelerimiz, bulundukları yörelerdeki Üniversite gençliğine sahip çıkmalı ve onları desteklemeli. Üniversite öğrenci kulüplerinin de benzer şekilde bulundukları yörenin KOBİ’lerine, esnafına, tek kişilik de olsa işyerlerine sahip çıkmalı ve üniversiteli olmanın sorumluluğunun bir parçası olduğuna inandığım yöresel kalkınma için fikir üretebilmeli onlarla birlikte bir değer yaratma fırsatı kollamalı. İnanıyorum ki böyle bir durum her iki tarafın da kazanmasına yol açacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.