KOBİLİFE Haziran ayı yazısı için planma yaptığım bir zamanda KOSGEB, küçük ve orta ölçekli işletmelere yönelik yeni destek paketini açıkladı. Bu pakette nitelikli KOBİ’lerin destekleneceği konular 6 ana başlık altında toplanmış. Bunlar KOBİ proje destek programı, tematik proje destek programı, işbirliği destek programı, girişimcilik destek programı, AR-GE inovasyon ve endüstriyel uygulamalar destek programı, genel destek programı.
Bu yazının içeriği destek programıyla doğrudan değil dolaylı olarak ilgili. Destek paketiyle ilgili habere sabah saatlerinde TV haberlerini izlerken rasladım. Canlı olarak nakledilen bir basın toplantısıyla duyuruldu. Haber yayını sona erdiğinde konuyla ilgili daha fazla bilgi edinmek istedim. Bu amaçla internet kullanıcısı olan çoğu kişi gibi Google arama motorunda bir arama yaptım. Tahmin edebileceğiniz anahtar kelimeler kullandım. “kobi destek paketi” “kobi yeni destek paketi” gibi. Haberi TV kanalında izlemiş olsam da İnternet mecrasından erişmek benim için daha uygun olanıydı. Çünkü haberle ilgili güncel ve daha geniş bilgiye ihtiyaç duydum. Aramayla ilgili beklentim ise şuydu. Henüz birkaç dakika evvel gerçekleştirilmiş basın toplantısıyla ilgili merak ettiğim detayları inceleyebileceğim bir web sitesine, bir blog sitesine, bir video görüntüsüne veya basın toplantısının video kaydına ulaşmaktı. Hatta bunlarla da kalmayıp, belki konuyla ilgili ayrıntılı açıklamalar içeren bir sunumun, bir dokümanın karşıma çıkması, konuyla ilgili yorumların olduğu bir platforma, bir tartışma grubuna raslamam bana daha da fayda sağlayacaktı.
Bu beklentimin neden oluştuğunu ve bunun ne derece karşılandığını sizlerle paylaşırken e-dünyanın KOBİ’lere sunduğu fırsatları ve KOBİ’lerin de bu fırsatlardan nasıl avantajlar elde edebileceğini yeniden gözler önüne sermek istedim.
Gelelim aramada çıkan sonuçlara ve bunların bana ve benim gibi konuyla ilgili arama yapanlara sağlayacağı faydalara. “Kobi destek paketi” kelimeleri tırnak içinde yazılarak arandığında yani bu kelimelerin aynı şekilde geçtiği içerik için araması yapıldığında gelen sonuç sayfasının en üstünde ve sağ taraftaki reklam alanlarında çeşitli site reklamları yer aldı. Bu anahtar kelime dizini için reklam veren siteler bankalara ait siteler ve haber portallarıydı. Genellikle bankaların KOBİ’lere yönelik kurduğu, başta kredi olmak üzere KOBİ’lere çeşitli hizmetler, örneğin danışmanlık hizmeti sunan sitelerdi. Doğal arama sonuçlarında ise bu tarz sitelerin yanı sıra bu habere yer veren bazı haber portalları yer almıştı. Söz konusu haber, sitede basın toplantısı esnasında haber olarak yayınlanmıştı ve arama sonuç listesinde bu durum “5 dakika önce”, “10 dakika önce” şeklinde yer almıştı. Yani haber formatına dönüştürülerek yazılan ve duyurulan metnin anında siteye yüklendiği belli oluyordu. Büyük bir ihtimalle basın toplantısı bazı haber siteleri üstünden naklen de yayınlanmış ve İnternet’ten yayın yapan TV kanalları da olmuştur.
Gerçek zamanlı bu paylaşımlardan çıkarılması gereken sonuç şudur. Bu devirde iletişimde hız, etkileşim ve paylaşım esas olandır. Bu bağlamda haberin tüm detaylarıyla yayınlanması gereken en önemli sitelerden birisinin de KOSGEB’in kendi sitesi olmalıydı. Orada da gereken yapılmış ve anasayfada KOSGEB haber bağlantısında basın toplantısı yerini almıştı. Basın toplantısında dikkatimi çeken noktalardan birisi de bu destekten faydalanmak isteyen KOBİ’lerin KOSGEB’in sitesinden erişerek bilgilerini revize etmelerinin istenmesiydi. Bu durum KOSGEB’in sitesinin etkileşime uygun olarak tasarlandığını işaret ederken sitede buna uygun olarak “KOSGEB Veri Tabanına Kayıt”, “İşletme Durum Sorgulama”, Görüşüm Önerim Var” şeklinde bağlantılara yer verildiğini gördüm.
Konu iletişimi ilgilendiren çerçevede ele alındığında durumu şu şekilde değerlendirmek mümkün. Internet’te yayınlanan her türlü haber, bilgi, metin, ses ve görsel malzemeler, videolar, web sitelerinde, sosyal mecralarda, bloglarda ve minibloglarda paylaşılmaya başlandığı andan itibaren ilgilenen kesimler arasında hızla yayılmaktadır. Bu haberin yer aldığı sitelerde haberle ilgili yorum alanlarına yorumlar yazılması, haberin, arkadaşınla paylaş bağlantıları ile paylaşılması, bu yorumların tekrar tekrar yorumlanarak görüşlerin zincirleme olarak sanal mecralarda yayınlanması, haberin veya iletilmek istenen neyse onun çok daha hızlı yayılmasını sağlar.
Bu devirde herkes yayıncı, herkes yorumcu olma potansiyeline sahiptir. Yayın yapan herkes aynı zamanda yayınların izleyicisi, okuyucusu ve yorumcusudur. Yani hem üretenin hem tüketenin aynı kişiler olduğu ve buluştukları bir mecradan söz ediyoruz. Web 2.0 ile gelen yenilik işte bu paylaşım ve etkileşimdir. İnternet mecrasının bu özelliğinden faydalanıldığı takdirde ziyaretçi ile site arasıındaki ilişkinin sürekliliği artacaktır. Site ziyaretçisinin siteyi sürekli takip etmesi için siteden beklentilerinin karşılanması gerekir ki o site vazgeilmez olsun. KOSGEB sitesinin de bu bağlamda kendini geliştirmiş olması önemli bir adımdır. Elbette mükemmelleştirmenin sonu yoktur. Site Web 2.0’ın nimetlerinden daha da fazla yararlanabilir ve sosyal mecralarda paylaşım fırsatı sunabilir. Hızla yaygınlaşan sosyal ağlarda varlığından haberdar etmek için bu ağlarda hesaplar oluşturabilir ve topluluklar yaratabilir. Bu şekilde KOBİ’lere yakın durması gereken bir kamu kurumu olarak gerçekleştirmesi gereken görevlerini daha etkin ve verimli yürütebilir.
Böyle bir yaklaşım haberde yer alan KOSGEB’in KOBİ’lere yönelik “Aile Hekimliği” uygulamasına da uygun bir yaklaşım olacaktır. Çünkü destek verdiği KOBİ’ler ile iletişimi hızlı, güncel, güvenilir iletişim kanallarından, doğrudan, etkileşimli ve paylaşımcı bir zihniyetle kurması durumunda sağladığı desteklerin KOBİ’ler için olumlu sonuçlar yaratması olasılığını da artırmış olacaklardır. Bu noktada çok isabetli kullanıldığını düşündüğüm KOSGEB’in bu desteklerle kendisini aile hekimi olarak konumlandırması kavramıyla ilgili bir paylaşımda bulunmak isterim. Aile hekimliği, bir tıp disiplini olarak belirtilmekte ve görev tanımı içinde çocuk, genç ve yaşlı tüm bireylere hem koruyucu hem de tedavi edici sağlık hizmetleri yer almakta. Buradan yola çıkarsak KOSGEB’in aile hekimi gibi davranması için hem koruyucu hem de tedavi edici bir hizmet sunması beklenir. Bu amaca ulaşmak için ise KOBİ’lerle daha işin en başından itibaren, destek için taleplerinin başladığı andan itibaren belki de bundan da erken etkin bir iletişim içinde olmasıdır. Bu desteğe neden, hangi amaçla başvurduklarını ve gerçekten ihtiyaçları olan desteğin söz konusu destek olup olmadığını birebir iletişim ve ilişki ile tespit etmeleri onları muhtemel hatalardan koruyacağı için koruyucu hekimlik söylemiyle de örtüşecektir.
Sonuç itibarıyla kişi ve kurumların yeni iletişim teknolojilerinin koruyucu hekimlik için de oldukça uygun fırsatlar sunduğunu dikkate almalarını diliyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.