Bu yazımda, KOBİLİFE dergisi okuyucularıyla e-ticaret girişimcisi genç bir arkadaşımızın ve ekibinin başarı hikayesini, bir e-dönüşüm başarısını paylaşmak istiyorum. Aslında bu başarıyı sadece e-dönüşüm olarak nitelendirmek süreci anlatmak için yetersiz kalacak. Çünkü içinde e-dönüşümün yanısıra bir e-girişim ve e-vizyonerlik söz konusu. Yazılarımda önemsediğim konulardan birisi de KOBİ’lerin örnek alabilecekleri vakaları analiz etmek ve onlara küçük de olsa özellikle dijital ekonomideki, sanal dünyadaki yeni iş kuralları ve e-işler konusunda bazı tavsiyeler verebilmek.

E-dönüşüm konusuyla ilgili temel adımlardan daha önceki yazılarımızda söz etmiştik. Özellikle KOBİ’lerimizin e-dönüşümlerini gerçekleştirmesi, e-vizyon sahibi olması gerektiği yadsınamaz. E-dönüşüm, artık işletme sahip ve yöneticilerinin anlamlı bir çoğunluğunun farkında olduğu bir süreç. Farkındalığın olması ne yazık ki bu sürecin başarıyla yürütüleceği anlamına gelmiyor. Fakat önemli ve öncelikli şartı.

E-ticaretin, e-dönüşümün önündeki “e” kısaltmalarını kısaca, bilişim teknolojileri, bilgisayar donanım ve yazılımları ve İnternet ile başlayan bilgisayar ağlarında ve sosyal ağlarda gerçekleşen web tabanlı uygulamalar, araçlar olarak özetleyebiliriz. İşletmelerin “e” leri araç olarak kullanmasının katma değeri çok yüksek.Artmaya da devam ediyor. E-dönüşümün ilk aşamalarından birisi otomasyon. Üretim ve pazarlama aktivitelerinin, bilgisayar ve mobil donanım ve yazılımlarıyla mümkün olduğunca otomasyonunun sağlanması verimliliği artıran bir süreç. İnsan kaynaklarını, mali kaynakları ve üretim varsa ham madde ve yarı mamul maddelerin yönetiminin Kurumsal Kaynak Planlaması yazılımlarıyla, satışların satış otomasyon yazılımlarıyla, müşteri ilişkilerinin Müşteri İlişkileri Yönetimi yazılımlarıyla ve yaklaşımlarıyla gerçekleştirilmesi gibi.

E-dönüşüm kavramını hatırlatmayı daha fazla uzatmadan yazının asıl konusu olan başarı öyküsünü dönelim.

Başarı öyküsünü paylaşmak istediğim e-girişim markası “tish-o” ve web sitesi www.tish-o.com.tr. “tish-o”, 1989 yılından bu yana onlarca ülkeye tekstil ürünleri imalatı ve ihracatı yapan Demal Teksitl Ltd . Şti’ nin tescilli markası.

Tish-o.com.tr sitesi, tişörtünü kendin yap sloganıyla hizmet veren bir tişört sipariş sitesi. Burası klasik satış yapan bir e-ticaret sitesi değil. Farklılık yaratan e-iş modellerinin en önemli özelliği, bayan, erkek, çocuk tişörtlerinin üstüne müşterilerin kendi tasarladıkları veya siteden seçtikleri çeşitli tasarımların, metinlerin, fotoğrafların baskısının yapılması. Siteden verilen siparişler e-ticaretin kurallarına uygun güvenlik ve güvenilirlikte kısa bir süre içinde kargo ile müşterinin adresine teslim ediliyor.
Tish-o markasının temeli olan ve üretimini gerçekleştiren Demal Tekstil 1989 yılında kurulduğunda henüz 7 yaşında olan Fatih Demir ise şirketin tish-o projesini, kendisine inanlarla birlikte 2007’de hayata geçiren ikinci kuşak sahip ve yöneticilerinden. Ar-Ge çalışmalarının 2006 yılında başladığını belirten Demir o zaman henüz 24 yaşında. Sitelerinde “Biz Kimiz?” bölümünde belirttikleri gibi birçok kişinin hayal dahi edemediği bu proje ile, Türkiye’nin ilk online tasarım markası “tish-o” yu 2007 yılı başında ekibiyle birlikte hayata geçiriyorlar.
“tish-o” nun ürünlerinin tamamı fabrikalarında imal ediliyor ve baskıları orada yapılıyor. Geleneksel ticaret hayatına 1989 yılında başlayan bir imalat şirketi 2007’de online bir markaya dönüşüyor. “tish-o” ekibi, imalat deneyiminlerinin olmasını, imalat ve baskıyı kendi bünyesinde gerçekleştiren bir marka olmalarıını, sahip oldukları önemli bir güç olarak vurguluyor. Yani satın alınan her bir ürünün ham iplikten başlayarak, örülüp kumaş haline gelmesi, boyanması, kesim ve dikim işlemleri, basılmış ürün olarak müşteriye iletilinceye kadar geçen bütün işlemler kendi bünyelerinde gerçekleşmekte. Diğer bir ifadeyle, e-ticarette her zaman dikkat çekmeye çalıştığımız bir prensip olan işlerin ticaret yönünü bilmeleri, onları başarıya götüren etkenlerden birisi.
Bu konuyla ilgili yanlış anlamaya yol açmamak için altının çizilmesi gereken önemli bir nokta var. E-ticaret sitelerinin kendi imalatlarını yapma şartları elbette yok. Fakat burada üstünde durulması gereken birinci konu, kendi imalatını yapan bir tekstil fiirmasının online bir markaya dönüşme girişimi. İkinci konu ise uzaktan, kumaşına dokunmadan siparişi verilen bir giysinin kalitesinin bu sayede güvence altına alınabilmiş olması. Zaten prensipleri gereği kendileri üretmedikleri tişört üstüne baskı yapmıyorlar. Dikatinizi yeniden çekmek istediğim Ar-Ge çalışmalarına, markalaşma hazırlıkları sırasında başlıyorlar ve bu araştırmalar sonucu “Nefes Alabilen Baskı” yöntemini Türkiye’ye getiriyorlar ve baskılı tişörtlerin üretiminde de bir üstünlük yaratıyorlar.
Sitelerinde, müşterilerinden gelen yazılara göz attığınızda müşterilerin, tişört kalitesine ne denli önem verdiklerini ve bundan duydukları memnuniyeti dile getirdiklerini görüyorsunuz. Bunun yanısıra Web sitelerinden sundukları hizmetler başta olmak üzere online dünyada yapılması gereken pazarlama, satış ve müşteri ilişkileri yönetimine özen göstermeleri diğer kuvvetli yanlarından birisi. Daha önceki yazılarıımın konuları arasında yer alan Web sitelerinin sahip olması gereken özelliklere göre incelediğimizde, sitede yer alan bilgilerden, görsellik konusuna, işlevsellikten etkileşimli uygulamalara kadar hiç bir şeyin rasgele düzenlenmediğini farkediyorsunuz. Elbette her zaman daha da mükemmelinin yapılacağını göz ardı etmeden. Online alışverişlerde yaşanma olasılığı olan muhatap bulamama, yetkiliye ulaşamama, siparişten haber alamama gibi sorunların yaşanmaması için bu konular üstünde titizlikte durduklarını belirten tish-o ekibi, mesai saatleri içerisinde telefon ve mail yolu ile kendlerine her zaman ulaşılabileceğini talep, istek ve görüşlerin iletebileceğini söylüyorlar.
Web sitelerinin başarısı 2009 yılında Altın Örümcek halk oylaması 1.si olarak tescillenmiş. Girişimci ve başarılı gençlerin ödüllendirildiği çeşitli kuruluşlardan da ödüller kazanmışlar.

KOBİLİFE’ın Ocak sayısında “Sosyal Medyada Var Olmak KOBİ’lere Neler Kazandırır” başlıklı yazım yer almıştı? Bu yazıdan, pazarlama iletişiminde kullanılması önerilen Web 2.0 uygulama örneklerinden, sosyal medya’da var olmanın önemini ve yöntemleri hatırlayacaksınız. Tish-o’nun genç e-vizyon sahibi, kendi ifadeleyirle “tish-o” ya aşık genç ve dinamik girişim ekibi doğal olarak sosyal medya’da var olmayı da biliyorlar. Etkileşimin ve paylaşımın e-dünyanın bir gerçeği olduğunu son yıllarda daha çok gözleme fırsatı buluyoruz. Bu gerçeğin farkında olan bu genç ekip sosyal ağlarda markalarıyla profiller oluşturarak müşterileri ve ürünleriyle ilgilebilecek potansiyel kitleye ulaşıyorlar ve pazarlama iletişimlerini bu mecralardan izleyenleriyle paylaşıyorlar.

Sanal dünyadaki paylaşım kadar şirketlerin iş modellerini, kendileri ve ürünleri hakkındaki bilgileri yazılı ve görsel medyada paylaşmak bu çağın değer yaratan önemli fırsatlarından birisi. Farklılığı olan bir iş modeliyle çıkmış olması, basının tish-o’ya ilgisini artırmış ve geleneksel basında da haklarında çeşitli olumlu haberler ve yayınlar yapılıyor.

Sosya medya’da ve gerçek hayatta yaptığı işleri takip ettiğim Sevgili Fatih Demir’in şahsında ekibine ve şirketi kuran birinci nesil kurucu ve ortaklarına başarılarının sürdürülebilir kılmalarını ve bir dünya markası olmalarını gönülden dilemekten başka söze gerek kalmadı. Onların bu yaptıklarının KOBİ’lerimize ışık tutmasını umuyorum. Hedefledikleri e-dönüşüm süreci, online bir marka yaratmış olmaları ve sadece ikinci kuşak yöneticilerin değil onlara destek veren ve inanan birinci kuşak sahiplerinin her zaman dile getirdiğim e-vizyon sahibi olmaları örnek alınabilecek bir başarı öyküsü.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.