İçinde bulunduğumuz bilgi ve iletişim çağında bilişim teknolojilerindeki gelişmelerin hayatımızı nasıl etkilediğine hep birlikte şahit oluyoruz. Cep telefonlarının, e-postaların, İnternet üstünden gerçek zamanlı yazılı ve görüntülü iletişimin henüz hayatımıza girmediği dönemlerde nasıl haberleştiğimizi bile güçlükle hatırlar olduk.

Etkileşimli uygulamalar içeren mobil iletişim araçlarının her gün bir yenisi, günlük hayatımıza giriyor. İnternet üstünden kullanıcı dostu, yaratıcı e-uygulamalar gelişti. Web 2.0, Web 3.0, hatta Pazarlama 2.0, E-ticaret 2.0 ile gelen yeniliklerin daha ileri sürümlerinin ortaya çıkması artık hiç kimseyi şaşırtmıyor. 3. Nesil telefonları konuştuğumuz şu günlerde 10. nesil telefonlardan söz edilmesi garip gelmiyor.

Gerçek dünyanın sanal dünyaya transfer hızı arttı. Ağlar üstünden gerçekleştirilen işlemler ticari ve sosyal hayatın dinamiklerini değiştirdi. Etkileşimi artıran sosyal ağlar, paylaşım siteleri, blog siteleri bilgi transferini ve günümüzün en önemli iş modellerinin ana teması olan “paylaşımı” geliştirdi. Kişilerin ve kurumların politik, sosyal ve ticari hayata katılımını artırdı. Yepyeni bir mecra oluştu. Sosyal mecra olarak isimlendirilen bu mecrada e-ticaret uygulamaları geliştirilmekte. Müşterilerle firmaların, firmalarla tedarikçilerin, vatandaş ile devletin ilişki süreçleri sanal mecraya taşındı. Sosyal ağlarla bir anda geniş kitlelere yayılan, ağızdan ağıza dolaşan olumlu veya olumsuz haberler ve yorumlar çok tanınmış firmaların bile imajlarını etkileme gücüne sahip oldu. Tüm bu gelişim süreci bir taraftan iletişimin dinamiklerini değiştirirken, diğer taraftan bu uygulamaları kuralına uygun yapmayanları zora soktu.

Sonuçta, sadece geleneksel mecrada yer alan işletmelerin mevcut durumlarını değil, daha önce sanal mecrada kurulmuş olan veya iş yapan mevcut e-işletmelerin de kullanmakta oldukları e-uygulamaları gözden geçirmeleri bir zorunluluk halini aldı.

Kitabın üçüncü baskısına kadar olan süre içinde e-uygulamaların ve bu uygulamaların kurulduğu donanım, yazılım ve cihazların çoğalması ve bilginin paylaşımı sayesinde ilgili tarafların bilgi birikimi arttı. E-ticaretin doğruları ve yanlışları daha netleşti. Doğru yapanların yarattığı başarı öyküleri hızla yayılırken, doğru yapamayanların başarısızlık nedenleri tartışıldı. Kurumsal ve kişisel web siteleri çığ gibi büyürken, blog siteleri ve sosyal ağları birbirine bağlayan, paylaşımı kolaylaştıran, yaratıcı e-iş modelleri geliştirildi.

Google.com, internette arama fonksiyonunda farklılık yaratarak mevcut arama motorları arasından sıyrılıp, tüm dünyanın bir numaralı arama motoru haline geldi. Misyonunu, dünyadaki bilginin yönetimi olarak belirleyen Google firması Ekim 2006’da, en büyük film ve video paylaşım sitesi olan youtube.com’u satın aldı. Sosyal ağ sitesi olarak farklı bir e-iş modeliyle geniş kitleler tarafından kabul gören facebook.com, 2007 yılında Microsoft’tan hissesinin %1,6’sı karşılığında 240 milyon dolarlık bir sermaye sağladı. Xing.com, bir Türk girişimi olan cember.net’i 4,36 milyon avroya satın aldı. 2008 yılı sosyal ağ sitelerinin benimsenmesinde ve kullanılmasında patlama yaşanan bir yıl oldu. Facebook.com ve youtube.com’un yanısıra, linkedin.com, xing.com, flickr.com, twitter.com, friendfeed.com, delicious.com, digg.com, reddit.com, yelp.com, ciao.com, secondlife.com, wikipedia.com, myspace.com, last.fm farklı iş modellerinin tipik örnekleri. 2009 yılının ise bu mecraların sunduğu ticari fırsatların çok daha ileri seviyede değerlendirileceği bir yıl olacağından söz ediliyor.

Sadece yurt dışında değil, ülkemizde de başarılı web girişimleri oldu. Anlamlı miktarlarda ziyaretçi sayılarına ulaşan portallar, haber siteleri, alışveriş siteleri, çok çeşitli restoranlardan paket yemek siparişi verilen web siteleri kuruldu. Bu siteler arasında hepsiburada.com, ideefixe.com, yemeksepeti.com, gittigidiyor.com, sigortam.net gibi siteler yüksek miktarlarda ziyaretçi, üye kullanıcı ve işlem sayılarına ulaştı. Bir diğer Türk web girişimi ise 2009 yılında kullanıcılarına hizmet vermeyi planlayan Yoğurt Teknolojileri’nin (yogurt.com.tr) kurduğu yogurtistan ülkesi. Sanal dünyalar içinden kendine has özellikleriyle sıyrılmayı planlayan bu girişim büyük küçük tüm web girişimcilerine tarayıcı üstünden çalışan gerçek bir platform sunuyor.

Şirketler, başlangıçta az da olsa, reklam bütçelerinden online mecrada yapacakları reklam ve tanıtıma pay ayırmaya başladılar. MedyaNet, (medyanet.com.tr), Reklamz (reklamz.com) gibi kurumlar çok ziyaret edilen portallarda kullanıcı profillerini modelleyerek firmalara bu mecrayı pazarlama işine girdiler. 2007 yılının sonlarına doğru IAB (Interactive Adverstising Bureau) Türkiye platformu kuruldu. Reklam dernekleri ve ajanslarının desteğiyle kurulan bu platformun amacı, internet reklamlarının verimli ve ölçümlenebilir olması için gereken standartları ve kurallarını oluşturmak.

İnternet mecrasının pazarlama iletişiminde önemini kavrayan firmalar etkileşimli pazarlama yöntemlerine daha çok emek sarfetmeye ve bütçe ayırmaya başladı. Türkiye’nin lider beyaz eşya üreticisi bir firma google’da sayısı binlerle ifade edilen anahtar sözcükler satın alarak arama motorunda bulunulurluğunu artırmayı hedefledi.

Geleneksel reklam ajanslarının yanısıra ülkemizde Project House (ph.com.tr) gibi Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) bölgelerinin en hızlı büyüyen 500 şirketi arasına giren ve kendini “akıllı pazarlama ajansı” olarak konumlandıran interaktif ajanslar piyasada önemli işler yapmaya başladı. İnteraktif ajanslar geleneksel reklam ve halkla ilişkiler hizmetlerinin ötesinde e-dönüşümlerini gerçekleştirmek isteyen vizyoner firmalara web sitelerini kurma, yönetme, düzenli e-bülten gönderme, e-posta, etkileşimli pazarlama, sosyal ağlarda ticari amaçlı uygulama hizmetleri sunmaya başladılar. Bireysel bir girişim olarak başlayan blog siteleri, kurumlar tarafından da benimsendi. Anlamlı sayıda ziyaretçi tarafından izlenen bu sitelerin ticari amaçlı kullanımı gündeme geldi. Sosyal ağların öneminin artmasıyla firmalar buralarda neler olup bittiğini izleme gereğini duydu. Geleneksel ticarette bilinilirliği yüksek markalara sahip firmalar sanal satış mağazalarını da açarak bu mecrada da söz sahibi olmaya başladı. Geleneksel mecralarda yıllardır hizmet veren firmaların e-ticaretin önemini daha da iyi kavradıklarına ve e-ticaret müdür pozisyonlarına atama yaptıklarına şahit olmaktayız. Online mecradan yıllardır hizmet veren THY’nin, yeni e-ticaret müdürü olarak, 2008’in son günlerinde, business 2.0 ve e-pazarlama konusunda uzman, ama genç yaşta bir arkadaşımız olan Yüce Zerey’i atadığını duyduk.

Geçtiğimiz yıllar içinde, spam olmayan mesajın anlamı ve önemi daha iyi anlaşılmaya ve izinli pazarlamaya daha fazla özen gösterilmeye başladı. E-posta ve e-bülten gönderiminde teknolojinin sunduğu olanaklar kullanılarak bunların açılma, okunma veya arkadaşa gönderme istatistikleri daha dikkatli takip edildi. Bu mecrada ölçümleme çok daha etkin yapılabildiği için bu ölçüm sonuçlarından fırsatlar yaratılarak birim tanıtım maliyetleri düşürüldü ve işlemlerin verimliliği artırıldı. Arama motoru optimizasyonu, arama motorlarında erişimi artırmak amaçlı anahtar kelime satın alma ve bunları ölçümleme bilinci arttı. Etkileşimli kampanyalar, kampanyalara yönelik mikro sitelerin kurulumu, yaratıcı banner reklamlara daha fazla rastlar olduk.

Elektronik imza kanunu çıkartıldı ve piyasada yerlerini alan Elektronik Sertifika Sağlayıcı firmalar tarafından e-imza sertifikaları dağıtılmaya başladı. Mobil elektronik imza kullanımına olanak sağlayan SIM kartları bireysel kullanıcıların hizmetine sunuldu. Web üstünden ve mobil mecralarda, yaratıcı etkileşimli pazarlama uygulamaları ödüllendirilmeye başladı. Örneğin “en iyi arama motoruna dayalı kampanya”, “interaktif pazarlama iletişimi kampanyası” gibi dallarda ödüller dağıtılmaya başladı. Hatta verilen bu ödüller artık gelenekselleşmeye bile başladı. Bu konuların konuşulduğu gerçek ve sanal platformlar çoğaldı. E-devlet uygulamalarında birçok kamu kurumu, özel kurumların gıpta edeceği kullanıcı dostu sitelerde çok işlevsel uygulamalar geliştirdi. İnternet Gelirler Vergi Dairesi ve e-belediye, sadece diğer kurumların değil sade vatandaşların bile rahatlıkla kullanabilecekleri uygulamalarla hepimizin hayatını kolaylaştırmaya başladı.
E-dünyadaki bu değişim ve gelişim, 2.0 ve üstü sürümler ve hergün bir yenisi eklenen e-uygulamalar, konuyla ilgili eserlerin aynı hızda güncellenmesi ihtiyacını doğuruyor. Bu aşamada, Peter Drucker’ın, kitabın ilk baskısında yer alan bir sözünü tekrarlamak yerinde olur. “Rakibin sizi eskitmesindense siz kendinizi eskitmelisiniz,” diyerek, kendini yenilemenin önemini dile getiriyor. Bu dönem içinde sevgili eşim Dr. Uğur Özmen (ugurozmen.com) mevcut kişisel web sitesini bir blog sitesi haline dönüştürürken bu değişimi ilk anda biraz şaşkınlıkla karşıladığımı itiraf etmek durumundayım. Oysa kendisi, sitesini yeni bir modele dönüştürme konusunda en ufak bir tereddüt göstermedi. Bu girişiminden en fazla yarar sağlayanlardan biri oldum. Kitabımın yeni baskısında faydalandığım çok sayıda kaynağa erişmemi kolaylaştıran blog dünyasının değerli blogger’larıyla tanışma fırsatı buldum. Bunun için hem kendisine, hem de bana gönülden destek veren ve bilgilerini aktararak kitabımda yer almasını sağlayan tüm blogger’lara en içten teşekkürlerimi sunmak isterim.

Aslında kitabın, bilişim teknolojilerinin gelişimi kadar hızlı eskimesini önlemek amacıyla ilk baskıda özellikle bir konu, e-uygulamaların birer araç olduğu konusu vurgulanmıştı. E-ticarette, e-işletmede, öncelikli adım ticaretin gereğini yerine getirmek ve yönetim işlevlerini doğru icra etmektir. Karlı, verimli bir işletme olmanın birinci şartı iş süreçlerini tanımlamak ve hemen ardından bu işlerin hangi kaynaklarla nasıl yönetileceğini planlamaktır. Bunları yaparken bir araç olarak “e” lerin ne şekilde kullanılacağı kararı e-uygulamaların işletmeye sağlayacağı faydayla ilgilidir. Ancak, son yıllarda öyle yaratıcı e-uygulamalar ortaya çıkmıştır ki bunların sağlayacağı faydaları öngörüp uygulamak başlı başına bir yönetim becerisi olmuştur.

İlk baskıda vurgulandığı gibi, e-uygulamaların verimi ve etkinliği artıran birer araç olduğu tespiti hala güncelliğini korurken, kitaba, yeni baskıda eklenmesi gereken oldukça fazla konu olduğu bir gerçekti. Bu gerçekten yola çıkarak kitabın yeni baskısının çıkacağına olan inancımla çalışmalarımı ve araştırmalarımı durmaksızın sürdürmeye gayret ettim. Ancak kitabı güncelleme konusunda gecikmiş olmanın her zaman üzüntüsünü yaşadım. Ders verdiğim, tez ve projelerini yönettiğim öğrencilerimle her ne kadar bu yenilikleri paylaşma ve tartışma fırsatı yakalasam da yüzyüze iletişim kuramadığım tüm öğrencilere ve okuyuculara bu baskıda eklediklerimi ne yazık ki daha erken yansıtamadım. Bu baskıyla yansıtmaya çalıştıklarımın da bu hızlı dünyada yeterli olamayacağının farkındayım, ama en azından 5-6 yıllık bir arayı kapatma çabasında olduğum için, eksiklerim olsa da bir sonraki baskılarda bu eksikleri daha hızlı kapatma şansım olacak. Kitabın bu yeni baskısının daha da gecikmemesi için çok takdir ettiğim e-devlet uygulamalarına ayrı bir bölüm olarak yer veremesem de konular içinde yeri geldikçe başarılı uygulamalarından söz etmeye çalıştım. Kitabımı yayına hazırlarken, 18 Aralık 2008’de, e-devlet portalı e-turkiye.gov.tr Türkiye’nin kısa yolu sloganıyla, hizmetleri konusunda bilgi vermek amacıyla hazırlanmış kullanıcı dostu yardım videolarıyla yayına başladı.

Bu baskıda yeni eklenen konuların başında “adım adım e-ticaret” konusu gelmektedir. Konunun anlatıldığı bölümünün bu baskıda üçüncü bölüm olarak yer alması en uygun olanıydı. İkinci bölümde anlatılan efsaneler ve gerçekler bölümüne ise yeni eklenen üçüncü bölüme geçişi düzgün sağlamak adına bazı eklemeler yapıldı. İkinci bölümde özellikle konunun başında anlatılan “e-dönüşüm sürecinde, ağda var olmaktan e-iş’e” isimli kısımda yeni e-uygulamalarla ilgili örnekler sunulmuştur. Web sitesi sahipliğinin e-işletme olmak için yeterli olmamasının nedenleri yönetim stratejileri açısından ele alınırken teknik yönleri ilgilendiren adımlar bir sonraki yeni bölümde ele alınmıştır. Bunların yanı sıra, web sitesi özelliklerinin anlatıldığı bir başka bölüm daha eklenmiştir. Bu bölümde web sitesinin sadece teknik veya görsel özellikleri değil içinde bulunan tüm menü sekmeleri, bağlantılar ve etkileşimli uygulamalar da amaçları ve işleyiş şekilleriyle ilgili çeşitli örnekler üstünden açıklanmış ve detaylı olarak yorumlanmıştır.

Bu baskıda bir başka önemli değişiklik ise ilgili kaynaklara, özellikle web sitelerine ve sürekli güncel bilgilerin paylaşıldığı bloglara daha fazla atıfta bulunulmuş olmasıdır. Okuyucuların kendi bilgi birikimlerini artırmaları ve değişimleri izlemeleri konusunda en azından kitabın bir sonraki baskısını beklemelerine olan ihtiyacı azaltmak amaçlanmıştır. Bir sonraki baskıyı belki de online bir baskı olarak tasarlar, Bilgi Üniversitesi Yayınevi’nin ilk online kitap baskılarından biri olarak lanse ederiz. İşte o zaman hem kendime hem okuyucularıma güncelleme konusunda çok daha aktif olacağım sözünü verebilirim.

Teşekkür etmek istediğim kişilerin en başında eşim Uğur Özmen gelmektedir. İlk baskıda vermiş olduğu destek, bu süre içinde katlanarak devam etti. E-konularla ilgili okuduğu, yaşadığı, duyduğu, gözlediği, bizzat içinde bulunduğu e-sohbetlerde konuşulan her konuyu benimle sözlü, yazılı, e-posta iletisi olarak paylaştı. Zaman zaman kitabına şunları da yazmalısın şeklinde talimatlarına bile maruz kaldığımı sizlerle paylaşmak isterim. Çocuklarım Tutku Rüya Özmen ve Osman Zafer Özmen de bu 6 yıl içinde, 6 yaş daha büyüdüler. Bu baskıda, sadece manevi destekle kalmayıp içerik desteği verdiler. Kızım, işletme bölümünü bitirdi. Yeni e-uygulamalar, farklı iş modelleri kullanan siteler konusunda beni sürekli bilgilendirirken, online yaptığı alışverişlerde karşılaştığı her türlü olumlu ve olumsuz deneyimi benimle paylaştı ve yazıya dökerek kitapta yer vermemi ve ders içeriği olarak hazırlayıp öğrencilerime aktarmamı sağladı. Üniversitede reklamcılık bölümü öğrencisi olan oğlum ise e-dünyadaki yenilikler konusunda sürekli beni sınarken, tanıtım faaliyetlerinin ve reklamların online mecraya taşınması ile ilgili adeta ondan ders aldım diyebilirim. Onun internet üstünde iş kurma hayallerinin de diğer web girişimcilerininki gibi gerçekleşmesini diliyorum. Her yeni sosyal ağ sitesi açıldığında, bu siteleri inceleyebilmem açısından mutlaka üye olmam gerektiği konusunda bana uzun uzun nasihat verenler yine kızım ve oğlum oldu.

Öğrencilerimin yanımda her zaman çok özel yerleri vardır. Onların sevgisi, öğrenme isteği ve e-ticaret derslerime olan ilgisi beni her zaman motive etti. En son gelişmelerden haberdar olmamı sağlamak için eski, yeni tüm öğrencilerim adeta seferber oldular. Bir site mi mahkeme kararıyla kapatılmış, onlar sayesinde neredeyse ilk haberi alanlardan biri oldum. Yeni ve farklı bir e-iş modeli mi ortaya çıkmış, hemen incelememi tavsiye edenler yine onlardı. Bu baskıda bazılarının çalışmalarına kendi isimleriyle kitabımda yer vermeye çalıştım. Çok başarılı bulmama rağmen yer veremediğim çalışmaları olan öğrencilerimle birlikte umarım kitabın daha ileri baskılarını hazırlarız.

Bu konularla ilgili çalışmalarımı sürdürürken Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Bilişim dalında tez izleme ve tez savunmalarına daha sık girmeye başladım. Bu bilimsel toplantılar zaman zaman mesai saatleri dışına hatta oldukça geç saatlere taştı. Jüri üyeleriyle, yüksek lisans ve doktora öğrencileriyle, yeni e-oluşumları ve e-uygulamaları uzun uzun tartıştık, görüş alışverişinde bulunduk. Kitabımı yayına hazırlama aşamasının sonlarına yaklaştığımda, Aralık 2008’de, yine bu jürilerin olduğu bir günde kitabımda geliştirmek istediğim bazı teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda bana destek oldular. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor, katkılarını kitabın ilgili bölümlerinde isimleriyle yayınlamaktan mutluluk duyuyorum. Aynı günlerde, İletişim Fakültesi’nin girişimiyle, üniversitemde söz etmeye değer bir e-uygulama gerçekleşti ve http://radyo.marmara.edu.tr adresinden Marmara Üniversitesi radyo yayınına başladı. Tüm bunlara olanak sağlayan Fakülte Dekanı ve ilk Bilişim Dalı Profesörü olan Prof. Dr. Ahmet Orkan’ın, özellikle bilişim jürileri esnasında bizlerle paylaştığı görüşlerinin, düşünce sistemime olan katkısından dolayı kendisine teşekkür ediyorum.

E-ticaret konuları üstünde çalışmaya başladığım günden itibaren, Türkiye genelinde gözlem yapmama olanak sağlayan ve bilgi birikimime çok önemli katkısı olan seminer ve konuşma davetleri aldım. Bunların arasında İNETD (İnternet Teknolojileri Derneği) öncülüğünde düzenlenen konferansların özel bir yeri var. İnternet denince ülkemizde akla ilk gelen kişi değerli hocamız Doç. Dr. Mustafa Akgül’e teşekkür ederim. E-ticaret bilgilendirme seminerlerini düzenleyen İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Mersin, Erzurum, Şanlı Urfa, Adıyaman illerinin ticareti destekleyen meslek kuruluşları ve odalarının değerli yöneticilerine teşekkür ederim. İhracatı Geliştirme Merkezi’nin (İGEME) Ankara ve Marmara ofisinde çalışan değerli e-ticaret uzmanlarına bilgilerini paylaştıkları ve KOBİ’lerle bilgi alışverişi yapmama fırsat veren seminerlere davet ettikleri için teşekkür ederim. Sevgili dostlarım, İGEME Marmara Bölgesi eski başkanı Nurgül Erdoğan ve e-ticaret konularının uzmanı Müdür Yardımcısı Zeynep İyiler’in bu süreçteki destekleri beni her zaman yüreklendirdi.

Yoğurt Teknolojileri (yogurt.com.tr) Genel Müdürü ve kurucu ortağı Cemil Türün’e benimle ve öğrencilerimle paylaştığı bilgileri ve vizyonu için, internet dünyasında ilkleri gerçekleştirecek düzeyde Türk girişimcilerinin de bulunduğunu gösterdiği için teşekkür ederim. Derslerime katılarak başarı öykülerini anlatan hepsiburada.com’un Genel Müdürü ve kurucu ortağı Kaan Dönmez’e, yemeksepeti.com’un Genel Müdür’ü ve kurucu ortağı Nevzat Aydın’a, hurriyetoto.com ve hurriyetemlak.com’dan Pazarlama ve İş Geliştirme Yöneticisi Elif Bakiler’e teşekkür ederim. Derslerime gelmelerinin yanısıra e’lerin konuşulduğu, etkileşimli pazarlamanın tartışıldığı toplantılara, konferans ve seminerlere katılmamı sağlamak için emek veren, fikirlerini bilgilerini tüm samimiyetleriyle paylaşan Project House’un (ph.com.tr) kurucu ortakları Serhat Akkılıç ve Cüneyt Devrim’e, Marketing Türkiye Genel Yayın Yönetmeni Günseli Özen Ocakoğlu’na teşekkür ederim. Etkileşimli pazarlama konusunda bilgi edindiğim bir site olan Zap Medya (zapmedya.com) ve kurucu ortaklarından Uğur Şeker’e birlikte çalışma yapmamıza fırsat sağladığı için teşekkür ederim. E-ticaretin ilk evrelerinden itibaren e-ticaretin yarattığı fırsatları değerlendiren ve yaşadığı tecrübeleri benimle paylaşan değerli arkadaşlarım Enis Eryılmaz, Mehmet Çelebi ve Yörenet Teknolojileri’nin kurucu ortağı Tunç Özbilgin’e teşekkür ederim.

E-bültenlerine ve haber özeti akışlarına üye olduğum turk.ticaret.com sitesine, kurucusu ve Genel Müdür’ü Füsun Nebil’e kitabın ilk baskısından itibaren çalışmalarıma verdiği destek için teşekkür ederim. E-konulara yıllarını vermiş, Türk girişimcilerinin internet serüvenlerini anlattığı Kümesteki Kartal Neden Uçamaz isimli kitabın yazarı, kitabımın ilk baskısında beni görev yaptığı radyo programında konuk olarak ağırlayarak bana keyifli bir tecrübe yaşatan etohum.com’un kurucusu Burak Büyükdemir’e, Kitabımda sıkça kullandığım “e-vizyoner” tanımıyla örtüşen ve vizyonumu genişleten marketallika.com blog’unun yazarı Özgür Alaz’a, e-ticaret konusunda kapsamlı bir blog sitesi olan ve ihtiyacım olan konularda beni bilgilendiren Emre Güzer’e, e-konularda kendilerinden ve bloglarından faydalandığım Ahmet Kırtok’a, Alemşah Öztürk’e, webrazzi.com’un kurucusu Arda Kutsal’a, yazarlarından Erhan Erdoğan ve kitapta ilgili yerlerde bloglarına ve kendilerine atıflarda bulunduğum tüm blogger’lara teşekkür ederim.

Yirmidört yıldır görev yaptığım Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ndeki değerli meslektaşlarıma, kitabım konusunda beni yüreklendiren Doç. Dr. Serdar Pirtini’ye ve tüm Pazarlama Anabilim dalı öğretim üyelerine, Prof. Dr. Uğur Yozgat’a ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ömer Baybars Tek’e teşekkür ederim. Çalışmalarını takip ettiğim ve faydalandığım Yıldız Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. İbrahim Kırcova’ya, Koç Üniversitesinden Deniz Aksen’e, kitabımın baskısının tükendiğini hatırlatarak çalışmalarıma hız vermeme yol açan Doğuş Üniversitesi’nden Dr. Mehmet Emek’e teşekkür ederim.

2000 yılında henüz yahoogroups tarafından satın alınmadan önce egroups.com’da öğrencilerimle bilgi paylaşımı için kurduğum e-classozmen grubunu 2008 yılı içinde Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü lisans ve yüksek lisans öğrencilerimle birlikte yeniden canlandırdık. Derste işlediğimiz konuların sunumlarını yüklediğimiz bu sitenin moderatörlüğünde bana destek veren sevgili öğrencim Nur Yüce’ye teşekkür ederim.

Üniversitemizin İnternet Merkezi Müdürü Hüseyin Yüce başta olmak üzere bir yandan bilgisayarımın hızının bana yetişmesi için performansını yükseltmeye çalışırken bir yandan da teknik konularda bilgi desteği sağlayan Süleyman Okumuş ve orada görev yapan arkadaşlara, Beyaz Bilgisayarın (beyaz.net) değerli yöneticileri Mehmet Fatih Zeyveli ve Kasım Tunç’a, web sitemin yöneticisi Mustafa Sezer’e yardımlarından dolayı teşekkür ederim.
Akademik çalışmalarımda örnek aldığım, kitabımın yeni baskısını yapmak için adeta kendimi sorumlu hissettiğim kişilerden birisi de ağabeyim Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Alper Akınoğlu oldu. Ailemin desteği ilk baskıda olduğu gibi bu baskıda da devam etti. Kitaba yazacaklarımı ilgiyle dinleyen Annem Müfide Akınoğlu’na, ağabeylerim Metin Akınoğlu, Prof. Dr. Bülent Akınoğlu’na, teşekkür ederim. Sevgili yeğenlerim Gülsün, Gülşah, Eser, Engin, ve Hakan Akınoğlu, benim için en değerli insanlardan biri olan Birsen Alın’ın oğulları Alper ve Alpay için de çalışmalarımın örnek olmasını diliyorum.

Kitabımın ilk baskısının ortaya çıkmasının nedeni İstanbul Bilgi Üniversitesi MBA ve EMBA programlarında 2000 yılından itibaren verdiğim e-ticaret dersleri ve uzaktan eğitim programları için hazırladığım ders notları olmuştur. Bu programların Koordinatörü değerli arkadaşım Yrd. Doç. Dr. Metehan Sekban’a, bu programların onsuz yürüyemeyeceğine inandığım Burcu Erzurumlu’ya, içten desteği için İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınevi Genel Yayın Yönetmeni hepimizin sevgili ağabeyi Fahri Aral’a, editör Bülent Doğan’a, teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.